Profil Bilgileri

Genel Bilgiler

Cinsiyet
Bay
Yaşım
37
Hobileri
Biyoloji, Felsefe,
İş Durumu
Devlet kurumu

İletişim Bilgileri

Şehir
İstanbul
Ülke
Turkey

Eğitim Bilgileri

Ünivesitenizin Adı
Selçuk Üniversitesi
Eğitim Durumu
Lisans Mezunu

Events

No events created or joined by the user yet.

My Google Ads

//-->
Oğuz Osmanoğlu

Oğuz Osmanoğlu

Böceklerde davranış fizyolojisi hakkında detaylı bilgi,kaynak kitap,internet web sayfaları önerisi,yardımı olabilcek arkadaşlar var mi ? Teşekkür ederim şimdiden.
- 2 Yil önce
  • Derece
  • Üyelik başlangıcı
  • Çarşamba, 09 Aralık 2009 11:26
  • Son çevrimiçi
  • 8 Ay önce
  • Profil Gösterimi
  • 3,501 göslerim
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' DROSOPHILA BİYOLOJİSİ' isimli bir konu başlattı
    Drosophila melanogaster gelişimleri tam metamorfozlu olan holometabol böcekler grubuna girer. Drosophila sineklerinin döllenme ve zigot oluşumunun ardından embriyonik gelişim ve diğer hayat devreleri süre bakımından ortam sıcaklığına bağımlılık gösterir. Optimum büyüme sıcaklığında (25°C) ortalama 10-15 günde ergin duruma geçerler.
    Embriyonik gelişim 1 gün
    Birinci larval instar (L1) 1 gün
    İkinci larval instar (L2) 1 gün
    Üçüncü larval instar (L3) 2 gün
    Prepupa 4 saat
    Pupa 4.5 gün
    Ergin 40-50 gün
    Erkekler pupal evreden çıktıktan kısa bir süre sonra eşeysel olarak fertil ve olgun duruma geçerler. Dişilerin olgunluğa erişmesi soylara bağlı olarak 6-12 saat arasında değişir.
    Dişi bir defa eşeysel olgunluğa eriştiği zaman birçok erkek sinekle tekrar tekrar eşleşebilir.
    Sperm, dişi tarafından karın kısmında depo edilir ve kısa bir zaman sonra yumurtaları döllemek için kullanılır.
    Her ne kadar ergin sineklerin ömrü 25°C'de 40-50 gün arası ise de bireyler 80 güne kadar yaşayabilirler. 10 günlükten daha büyük olmayan genç sinekler çaprazlama çalışmalarında kullanılır. Çünkü sineklerin yaş ile beraber fertiliteleri azalır.
    Standart koşullar altında (25°C, % 60 kısmi nem) yumurtadan tam ergin bireyin
    gelişimi yaklaşık 10 günü alır. Düşük sıcaklıklarda yaşam döngüsü uzar; 23.5 °C'de 14 gün, 18 °C'de 21 gündür. Kültürlerin 18 °C'den daha küçük sıcaklıklarda bulunması metabolizmayı yavaşlatır ve bu da kültürün devamlı olarak yeni besiyerlerine transfer oranını azaltır. Sıcaklığın artmasıyla gelişim hızlanabilir. Fakat 29-30 °C arasında çarpıcı olarak pupal ölüm artışı gözlenir ve birçok soyda 30°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda dişiler steril hale gelirler yani yumurta üretemezler. Ayrıca sıcaklık artışı çeşitli bakteri, mantar gibi organizmaların gelişmesine neden olacağından sinek kültürlerinin kullanılamaz hale gelmesine neden olur.
    Yumurta ve Embriyolar
    Yumurtalar oval şekilli, yaklaşık 0.5 mm uzunluğunda ve 0.2 mm çapındadır. Dorsal tarafları ventral taraflarına göre daha yassıdır. Dorsal tarafın anterior ucunda iki filament bulunur. Bunlar yumurtanın yumuşak besi ortamına batmasını engeller ve oksijen alımını sağlar. Yumurta koruyucu görevi olan koryon zarı ile kaplanmıştır.
    Yumurtaları karnında depo eden dişiler şişkin görünürler. Bu durumdaki dişiler erkek içermeyen besi yerine aktarılırlarsa döllenmemiş yumurtaları taşıyan virjin dişiler elde edilir.
    Erkeklerin testislerinde, diploid spermatogonialardan haploid spermler üretilir. Spermin boyu 1.7-1.8 μm kadardır.
    Kopulasyon sırasında, spermler dişinin uterusuna aktarılır. Sperm burada günlerce canlı kalabilir. Yumurtalar dişinin uterusunda döllenir. Döllenme sırasında tek bir sperm mikropil tarafından yumurtaya girer (monospermi). Dişi, yumurtalarını ya hemen döllenmenin ardından bırakır ya da embriyonik gelişmenin ilk dönemleri uterusta geçer.

    Larva

    Embriyonik gelişimden yaklaşık 1 gün sonra yumurtadan çıkan larvalar, besiyerinin yüzeyinde bulunurlar. Larval gelişim sırasında bira mayası hücreleri temel besin maddeleridir. 1 gün sonra ilk deri değişimi gerçekleşir. Bu larvanın birinci instar (L1)döneminden ikinci instar (L2) dönemine geçişidir. Larva, 1 gün daha sonra, ikinci deri değişimi ile üçüncü instar döneme (L3) geçer. L3 larva dönemi boyunca 2 gün süresince beslenir ve hızla büyürler. Yaşlı larvalar besi yerini delik deşik ederler ve besi yeri içinde
    tünel açan işçiler gibidirler. Larvalar kültür şişesinin etrafında ve besi yeri içinde çıplak gözle bile görülebilirler. Besin almalarını sağlayan çengel şeklindeki ağız parçaları önemli özelliklerindendir.

    Pupa

    Üçüncü larval dönemin sonunda, larvalar besi yerinden ayrılırlar ve diğer gelişimlerini tamamlamak için şişenin etrafındaki uygun bir yere tırmanarak pupalaşırlar. Pupalar başlangıçta beyazdır, sonra iki saat içinde koyumsu sarı renk, en sonunda da kahverengileşirler. Pupa evresi hareketsizdir ve beslenme görülmez. Pupal periyodda bir erginin organları ve vücut formuna sahip bir bireyin gelişmesi için gerekli dönüşümler(metamorfoz) gerçekleşir. Bu gelişme 20°C'de 6 gün, 25°C'de 4 günde tamamlanır.

    Ergin Sinekler

    Pupa formasyonu içinde gelişimin tamamlanması ile ergin sinekler pupa kılıfının anterior ucunu (operkulum) delerek dışarı çıkarlar. Yeni çıkan ergin bireyler önceleri açık renkli ve uzun vücutludur. Fakat daha sonra birkaç saat içinde renkleri koyulaşır. Kanatlar ve vücudun diğer kısımları başlangıçta yumuşaktır. Havadaki oksijene maruz kaldıklarında birkaç saat içinde sertleşir. Böylece başlangıçta kırışık olan kanatlar açılır ve normal ergin birey görünümüne ulaşırlar.

    ERGİN SİNEKLERDE EŞEY FARKLILIKLARI

    Genetik çaprazlamalar için ergin dişi ve erkek sineklerin birbirlerine karıştırılmadan ayrılması zorunludur. Her ne kadar ergin dişi ve erkekler arasında birçok morfolojik farklılıklar var ise de bunlardan yalnız birkaçı eşey farklılıklarını belirlemek için güvenilirdir.
    1. Eşey Tarağı: Ergin sinekler stereo mikroskop altında incelendikleri zaman; erkek bireylerin birinci çift yürüme bacaklarının Tarsus segmentinin bazal tarafında siyah ve kalın bir seri kıldan meydana gelmiş "eşey tarağı" (sex comb) denilen yapılara sahip olduğu gözlenir. Dişilerde bu yapı bulunmaz. Deneysel çaprazlamalar için erkek ve dişi bireyleri seçerken bu özelliğin kullanılması (özellikle pupadan yeni çıkmış sineklerde) güvenilir olmaktadır.
    2. Genital Organ ve Abdominal Renklenme: Genital organın dış yapısı her iki cinsiyette birbirinden farklıdır. Fakat bu farklılıklar sadece mikroskopta 25-ya da daha fazla kez büyültme sonucu gözlenebilir. Genel olarak erkeğin genital organı daha koyu yapıya sahiptir.
    Dişiler karın bölgesinde 7 abdomen segmentine sahiptir. Erkeklerde ise sadece 5 abdomen segmenti vardır. Erkek sineklerde abdomenin son kısmı siyahtır, çünkü son segmentlerde güçlü bir şekilde pigment birikimi olur ve böylece siyah bir bölge oluşur. Dişi sineklerde ise abdomen segmentleri açık ve koyu bantlar halinde uç kısma kadar uzanır (Bkz. Şekil 1). Bu özellikler, özellikle pupadan yeni çıkmış bireylerin eşey ayırımı için uygun değildir. Çünkü bireylerde pigmentasyon henüz tam olarak gelişmemiştir. Ayrıca
    bayıltılmış erkek sineklerin abdomenleri uzar ve bu da abdomenin dişilerinkine benzer olarak çizgili görünmesine neden olabilir.
    3. Abdomenin Şekli: Erkek sineklerin abdomen ucu küttür oysa dişilerinki uzundur. Ayrıca dişilerin yaşlanması ve devamlı yumurta gelişimi dolayısıyla abdomen geniştir.
    4. Vücut Büyüklüğü: Genel olarak dişiler erkeklere göre daha büyüktür. Fakat ergin sineklerin vücut büyüklüğü larval dönem boyunca beslenme durumlarına bağlı olduğundan, güvenilir bir kriter değildir.
    5. Kanat Uzunluğu: Dişilerin kanatları erkeklerinkine oranla daha uzundur. Fakat bu özellik de eşey ayırımı için uygun değildir.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post Aralık 31
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Genetik Terminoloji' isimli bir konu başlattı
    Alel: Bir genin alternatif formlarından biridir.

    Diploit: Hücre çekirdeğinde herbir kromozom tipinin iki kopyasının bulunmasıdır. Böyle
    kromozom takımına diploit ya da 2N denir. Sirke sinekleri diploittir ve 4 çift kromozom
    taşırlar.

    Dominant/resesif: Diploid organizmalarda bir alel fenotipik olarak hem homozigot hem de
    heterozigot durumlarda ifade edilebiliyorsa dominanttır (baskın). Alel sadece homozigot
    durumlarda fenotipik özelliğini ortaya koyabiliyorsa resesif (çekinik) denilir.

    Fenotip: Organizmanın gözlenebilir özellikleridir. Genotip ile çevrenin etkileşimiyle
    meydana gelir.

    F1: Birinci oğul döl (First filial generation); bir deneysel çaprazlamadan elde edilen yavru
    döllerdir. F1'in atasoyu (ebeveyn=parent) P olarak gösterilir.

    F2: F1 bireylerinin kendi aralarında çaprazlanması sonucu elde edilen yavru döller.

    Gen: Gen, klasik anlamda bir kalıtım birimidir ve genellikle genomdaki spesifik bir
    kromozom üzerinde spesifik bir pozisyonda (lokus) bulunur; pratik olarak organizmanın
    fenotipi üzerine bir ya da daha fazla spesifik bir etkiye sahip olan bir birimdir; moleküler
    seviyede bir DNA molekülündeki nükleotidlerin spesifik bir dizilimidir.
    Genom mutasyonu: Türü için normalden farklı sayıda kromozomlu bireyler ya da
    heteroploid hücreler meydana getiren kromozom sayısındaki değişimdir. Böyle bir değişim
    tüm kromozom takımlarını içerebilir (öploidi) ya da bir ya da daha fazla kromozomda
    olabilir (anöploidi).

    Genotip: Bir hücrenin ya da organizmanın genetik bileşimidir.

    Gonozom: Eşey kromozomlarıdır. Drosophila'da X ve Y kromozomları cinsiyeti belirler.

    Haploid: N olarak sembolize edilen gametik kromozom sayısı.

    Hemizigot: Genin tek bir alel taşıması durumudur. Haploid organizmadaki gen, ya da
    heterogametik cinsiyetteki cinsiyete bağlı gen olabilir. Örneğin erkek bireylerdeki X'e bağlı
    genlerin durumuna hemizigot denir. Çünkü bunlar Y kromozomu üzerinde hiçbir karşılık
    alele sahip değildir.

    Heterogametik eşey: Eşey kromozomları bakımından benzer olmayan gametler meydana
    getiren cinsiyettir (Drosophila ve memelilerin erkek bireyleri X ve Y meydana getirirler).
    Heterozigot: Homolog kromozomun karşılıklı lokuslarında farklı alellere sahip olma
    durumu.

    Homogametik eşey: Sadece bir çeşit gamet meydana getiren cinsiyettir (Drosophila ve
    memelilerin dişileri sadece X kromozomu taşıyan yumurta meydana getirirler).

    Homolog kromozom: Şekil, yapı ve fonksiyon bakımından birbirine benzeyen ve biri
    anadan diğeri babadan gelen kromozomdur. Homolog kromozomlar genin aynı lineer
    dizilimini taşırlar ve her bir gen diploid bir organizmada bir çift oluşturur.

    Homozigot: Homolog kromozomların karşılıklı lokuslarında benzer alellerin bulunmasıdır.

    Kontrol çaprazlama: Bir genotipin homozigot mu yoksa heterozigot mu olduğunu anlamak
    için resesif homozigot bir genotiple çaprazlanması olayına denir.

    Kromozomal mutasyon: Genetik bilgiyi taşıyan kromozomun duplikasyonu, delesyonu gibi
    birden fazla gen bölgesinin değişime uğraması.

    Letal mutasyon: Organizmanın ölümüne neden olan mutasyondur. Dominant letal
    dominantları öldürürken homozigot letal sadece homozigotları öldürür.

    Lokus: (çoğulu: loci) Bir genin kromozom üzerinde yer aldığı alan.

    Mendel genetiği: Gregor Johann Mendel'in 1854'te başlayan bezelyelerle yaptığı çaprazlama
    çalışmalarıyla elde ettiği sonuçlar günümüzde genetiğin temelini oluşturmakta ve Mendel
    Genetiği olarak bilinmektedir. Mendel genetiğini oluşturan bu kanunları şunlardır:

    1. Dominantlık (İzotipi) kanunu: Aynı karakter bakımından fark gösteren iki homozigot
    bireyin eşleşmesi sonucu meydana gelen melez bireylerin genotipleri birbirinin aynıdır, yani
    bunlar izotoptur. Bu kanuna izotipi kanunu denir.
    2. Segregasyon (=Ayrılım) kanunu: Gamet oluşumu sırasında bir genin alelleri rastgele
    ayrılarak oluşan her gametin bunlardan birini alması sağlanır.
    3. Bağımsız açılım (=Independent assortment) kanunu: Farklı genlere ait alellerin eşey
    hücrelerinde (gametlerde) bir araya gelmeleri birbirinden bağımsızdır ve rastlantıya bağlıdır.
    Bu kural eğer genler birbirine bağlı genler değilse geçerlidir.

    Mutasyon: Kalıtsal molekülde dölden döle aktarılabilen değişiklikler meydana getiren ani
    ve tesadüfi değişmelerdir.
    Nokta (gen) mutasyon: Sadece bir geni etkileyen mutasyondur.

    Otozom: Eşeylikle ilgisi olmayan, vücut kromozomlarıdır (insanda 44, Drosophila'da 6
    tanedir).

    Poliploidi: Bir bireyin ya da hücrenin ikiden fazla kromozom setine sahip olmasıdır.

    Resiprokal çaprazlama: Herhangi bir karakter bakımından farklılık gösteren iki birey
    arasında yapılan karşılıklı çaprazlamadır. A ♀ x B ♂ ve B ♀ x A ♂ şeklindeki
    çaprazlamadır.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post Aralık 31
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' DROSOPHİLA GENETİĞİ' isimli bir konu başlattı
    Drosophila melanogaster, genetiğin temel olaylarını uygulamalı olarak göstermek için oldukça uygun bir organizmadır. Genellikle meyve sineği ya da sirke sineği olarak bilinen D. melanogaster Thomas Hunt Morgan'ın çalışmalarıyla 1909 yılından beri genetik çalışmalarında kullanılmaktadır. Günümüzde kalıtımla ilgili bilnenlerin çoğu bu canlılar üzerinde yapılan çalışmalarla kazanılmıştır. Morgan ve öğrencileri Mendel kalıtımının mekanizmasını anlamak ve ilk linkaj (bağlantı) haritasını yapmak için Drosophila'yı
    kullanmışlardır.
    Sitogenetikçiler kromozom morofolojisi ve karyotip çalışmak için; populasyon genetikçileri emrimsel çalışmalar ve seleksiyon deneyleri için Drosophila'nın kullanışlı bir organizma olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca D. melanogaster Genetik Mühendisliğinde ve gelişimin moleküler temelinin anlaşılmasında kullanılan ilk ökaryotik organizmalardan biridir. Bu canlının genetik çalışmalarda sıklıkla kullanılmasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
    1. Laboratuvarda yaşatılmaları kolay ve ekonomiktir.
    2. Uygun büyüklükte olduklarından fazla yer işgal etmezler.
    3. Generasyon süreleri kısa olup (25°C'de 10 gün) çok sayıda yavru meydana getirirler.
    4. Kolayca incelenebilen ve ayırt edilebilen dört çift kromozoma sahiptirler (2n=8).
    5. Larvalarının tükrük bezi hücrelerinde gözlenebilen dev kromozomların bulunuşu
    sitogenetik çalışmalar için ideal yapılardır.
    6. Kontrollü eşleştirmeler yapılabilir.
    7. Çok sayıda genetik varyanta sahip olmaları kalıtımla ilgili problemlerin çözümü için
    elverişlidir.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post Aralık 31
    • Tıbbi Laboratuarlarda Performansın Kanıtlanması Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Yerleşkesinde, Türk Biyokimya Derneği İzmir Şubesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü işbirliği ile 15- 16 Ocak 2015 tarihlerinde “TIBBİ LABORATUARLARDA PERFORMANSIN KANITLANMASI: Olguya Dayalı” konulu kurs düzenlemektedir. Prof. Dr. Gül Güner Akdoğan'ın Düzenleme, Prof. Dr. Diler Aslan'ın Bilimsel Kurul Başkanlığında hazırlanan,  Katılımcı profilinin;Tıbbi laboratuvar uzmanları ve teknik elemanları, tıbbi laboratuvarla ilişkili alanların uzmanlık ve Sağlık Bilimleri Lisansüstü öğrencileri, in vitro diyagnostik tıbbi cihaz üretimi, satışı, test,  kontrol ve validasyonuyla ilgilenen teknik elemanları olarak hedeflendiği  kursun broşürü ekte sunulmuştur. Katılımcı sayısının limitli tutulacağı kursun web adresi aşağıdadır. http://www.d-tek.com.tr/tbd-izmir-2015-kurs/ Tıbbi Laboratuvar Performansının Kanıtlanması Kursu (Olguya Dayalı) (15-16 Ocak 2015, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Yerleşkesi İnciraltı -İzmir Davet yazısı için tıklayınız. Amaç, Hedefler ve Program için tıklayınız. Genel Bilgi ve İletişim için tıklayınız. Sergi olanakları için tıklayınız.  Kurs Kayıt Formları: PDF: Kurs Kayıt Formu_İzmir2015 Doc: Kurs Kayıt Formu_İzmir2015 Kursun sadece Web sayfası tasarımı ve yayımlanması D Tek Teknoloji Ltd. Şt. tarafından karşılıksız yürütülmektedir. Diğer tüm Kurs hizmetleri Türk Biyokimya Derneği İzmir Şubesi tarafından yürütülmektedir. http://www.turkbiyokimyadernegi.org.tr
      2015-01-15 00:00:00
      2015-01-16 00:00:00
      Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Yerleşkesi / İZMİR
    events Aralık 31
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' CORYNEBACTERİUM DİPHTERİAE' isimli bir konu başlattı
    SLM ARKADAŞLAR ACİL YARDIMINIZ GEREKİYOR CORYNEBACTERİUM DİPHTERİAE hangi sıcaklık-pH ta gelişir? tuz-şeker dayanıklılığı? tolere edilip edilemediği? hangi sporlarda gelişir? riskli gıdalar hangileridir? bu soruların cevabını bilen varsa yardımcı olabılır mısınız?
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 22
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Timsahların Yaşam Döngüsü' isimli bir konu başlattı
    Timsahlar yumurtlarak çoğalan canlılardır. Çiftleşmeden sonra dişi, kıyıdaki bir kumlukta açtığı çukur içine kaz yumurtası iriliğinde 50 kadar yumurta yumurtlar. Yumurtaların üzerini kumla örterek yakınlarında nöbet bekler. Bazan bu süre üç ayı bulur. Dişi bu sürede hiçbir şey yemediğinden kilo kaybeder. Zaman zaman erkek de dişinin yakınına gelir. Ama dişisini beslemeyi akıl edemez. Yavrular, yumurta kabuğunu kırmaya hazır olunca 20 metre kadar uzaklıktan duyulan sesler çıkararak annelerini yardıma çağırırlar.

    Dişi, kumları açarak yumurtalardan yavruların çıkmasına yardım eder. İnce derili yavrular büyük bir titizlikle tek tek annenin ağzında su kıyısına taşınır. Bakıma muhtaç yavrular altı ile sekiz haftalık bir süre içinde anne ve baba tarafından dış tehlikelerden büyük bir dikkatle korunur. Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür. Yavrular kendilerine bakacak duruma gelince anne ve babalarından uzaklaşarak kendilerine av sahaları ararlar. Büyük timsahlardan uzak olmak zorundadırlar. Hatta bazan sonraki karşılaşmalarda anne ve babalar yavrularını tanıyamamakta, onlara av gözüyle bakmaktadır. Yavrular, balık yumurtaları, salyangoz ve su böcekleriyle beslenirler.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Albertosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Yaklaşık 70 milyon yıl önce Kretase dönemin de Kuzey Amerika'da yaşamış tyrannosaurid theropod dinozorun bir cinsidir. Bazı bilim adamları Gorgosaurus libratus cinsi olarak tanımlamakta ama genel olarak tyrannosaurid theropod olarak kabul edilmektedir.

    Albertosaurus küçük 2 parmaklı elleri ve iri kafasında bulunan keskin dişleri ile iki ayağı üzerinde durabilen ekosistem besin zincirinin en tepesinde yer alan avcılardan biriydi.



    Albertosaurus muhtemelen az 2 ton ağırlığında, ondan daha ünlü olan Tyrannosaurus daha çok küçüktü. 1884 yılında ilk keşfedildiğinden bu yana, otuzdan fazla bireylerin fosiller çoğu diğer tyrannosaurids için kullanılabilir olandan Albertosaurus anatominin daha ayrıntılı bir bilgiye sahip bilim adamları sağlayan ele geçmiştir.

    Yapı olarak kuyruktan buruna kadar yaklaşık 10 metre, yerden yüksekliği ise 3.5 metre civarındaydı.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Alectrosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Alectrosaurus bekar kertenkele anlamına gelir. İç Moğolistan'ın Geç Kretase Döneminde yaşamış tyrannosaurid theropod dinozorunun bir cinsidir. Tyrannosaurus rex'e benzer bir vücut şekli vardır. İki ayaklı bir etoburdur.

    Gövde uzunluğu burundan kuyruğa kadar 5 metre civarındaydı. Normal de diğer etcil dinazorlara göre boyutu küçüktür. Yüksekliği ise bir insan boyu ile aynı ölçülere sahiptir.

    Jenerik ismi Alectrosaurus yalnız kertenkele olarak adlandırılabilir. İlk fosilleri 1923 yıllarında bulunmuştur.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Allosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Allosaurus 1877 yılında paleontolog Othniel C. Marsh tarafından adlandırılmıştır. Hemen hemen tam olan ilk fosili, 1883'te Kolorado'da (ABD), M.P. Felch tarafından bulunmuştur.

    Allosaurus iki ayağı üzerinde yürürdü. S şeklinde boynu ve diğer dinozorlardan farklı olan bir omurgası vardı. Farklı omurga yapısı ona bu ismi kazandırmıştır; "Allosaurus = farklı kertenkele". Güçlü bir kuyruğa ve iri bir gövdeye sahipti. Ön ayakları kısa ve üç parmaklıydı. Pençeleri 15 cm kadardı. Bu türün üyeleri 9-12 m uzunluğa ve 2-4,5 ton ağırlığa erişebilirlerdi. Allosaurus 'un çene ve kafatası yapısı bilim adamları tarafından incelendiğinde alt ve üst çenesiyle ısırdığı zaman uyguladığı basıncın bir aslanınkinden zayıf olduğu saptandı. Ancak Allosaurus, bu dezavantajını jilet keskinliğindeki tırtıklı dişleri,güçlü boynunun da yardımıyla uyguladığı kendine has balta vuruşu şeklindeki üst çenesiyle yaptığı ilginç ısırığıyla kapatıyordu.

    Bölgesindeki en büyük etçil olan Allosaurus'un güçlü çenesi, keskin dişleri ve pençeleri en büyük silahlarıydı. Muhtemelen Stegosaurus benzeri büyük otobur dinozorlar ile beslenirdi. Orta boy sauropodları da öldürebileceği tahmin ediliyor. Allosaurus 'un diş izleri bir Apatosaurus 'un omurgasında bulunmuştur. Leş ile de beslenmesi muhtemeldir. Grup halinde avlandıkları sanılıyor. Bu şekilde büyük sauropodlara karşı da etkili olabilirlerdi.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Amargasaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Amargasaurus Güney Amerika'da ne Erken Kretase Dönemi (130-125 myö) dicraeosaurid sauropod adlı dinozor türünün bir cinsidir. 10 metre (33 feet) uzunluğunda ulaşan bir sauropod için küçük bir cinstir. Dicraeosaurus gibi, uzun bir boyun, düşük kafatası ile dört ayaklı bir otoburdur. Sırtında dikenler ve bu dikenlerin deri yelkenlerle destekli olduğu söylenmiştir. Ama bu hipotez 2000 yılında Gregory S. Paul tarafından reddedilmiştir.

    Yaklaşık 2.6 ton ağırlığının olduğu söylenmektedir. Amargasaurus un boyu, sauropod standartları için kısaydı.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Anatosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Adı: Anatosaurus ("ördek kertenkele" )

    Habitat: Kuzey Amerika Woodlands

    Tarihsel Dönem: Geç Kretase (70-65000000 yıl önce)

    Boyut ve Ağırlık: Yaklaşık 40 metre uzunluğunda ve 4 ton

    Besin Türü: Bitkiler (Otçul)

    Ayırt Edici Özellikleri: Büyük boy, uzun kuyruk, ön bacakları daha uzun arka
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Anchiceratops Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Anchiceratops Alberta, Kanada da, Kretase döneminin ikinci yarısında yaklaşık 72-71.000.000 yıl önce yaşamış önce yaşamış bir dinazordur. Anchiceratops uzun yaklaşık 5 m (16.4 ft) kadar büyüklüğe sahip otçul bir dinazor türüdür. Gözlerinin üzerinde kafasının tepesinde 2 büyük ve burnunun üzerinde 1 adet küçük boynuzu bulunur. Bu türe ait bir düzine kafatası bulunmuştur.

    Anchiceratops adı, "boynuzlu yüzünüze yakın" anlamına gelir. Amerikalı paleontolog Barnum Brown tarafından, 1914 yılında, bu dinozor türü Monoclonius ve Triceratops türlerine bir geçiş formu olduğuna inanılıyordu. Anchiceratops kalıntılar Barnum Brown liderliğindeki bir ekip tarafından 1912 yılında Alberta Kanada, Red Deer Nehri kıyısında tespit edilmiştir.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Apatosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Apatosaurus, (anlamı: aldatıcı kertenkele) Jura döneminin sonunda, yani günümüzden 140 milyon yılı aşkın süre önce Kuzey Amerika’nın batı kesiminde yaşamış otçul dev boyutlu dinozor türü. Dinozorlarla ilgili pek çok filmde ve kitapta kullanıldığı adıyla Brontosaurus da denen bu dev boyutlu dinozora, paleontoloji uzmanları, Apatosaurus adını vermişlerdir. Brachiosaurus, Diplodocus ve Camarasaurus gibi başka dev boyutlu dinozorlarla birlikte, Sauropoda alttakımını oluşturur

    Fiziksel özellikleri
    Apatosaurus ’un dev, varil biçimi bir bedeni vardı; ayakları 5 parmaklı, bacakları kısa ve kalın, kuyruğu ve boynu uzundu. Toplam uzunluğu 25 m’yi aşıyor, ağırlığı 18-32 ton arasında değişiyordu. İnce uzun kafatası kısa, ama sivri dişlerle donanmıştı. Kafatası ve beyin bağlantıları zayıf olduğundan, genellikle başsız bulunan Apatosaurus 'ların ilk iskeletini bulan (1979) ABD’li paleontoloji uzmanı O.C.Marsh, hemen yakında bulduğu, günümüzde Camarasaurus adı verilen bir dinozorun kafatasının, Apatosaurus iskeletinin eksik parçası olduğunu sanmış, bu yüzden 1970 yıllarında bu yanlış düzeltilinceye kadar, Apatosaurus basık burunlu bir kafası ve burgu gibi dişleri olan bir dinozor olarak betimlenmiştir.

    Yaşayış biçimi
    Paleontoloji uzmanları uzun süre, Apatosaurus ’u göllerde bataklıklarda ve ırmaklarda beslenip dolaşan bir yarı su canlısı sanmışlardır. Bu düşünce, hayvanın bacaklarının o ağır bedeni taşıyamayacağı, dolayısıyla da, bedenini hareket ettirmesi için suda yaşaması gerektiği düşüncesinden kaynaklanmış, bazı bilim adamları uzun boyunun 6–8 m derinlikten soluk almasını sağladığı görüşünü öne sürmüşlerdir. Ama bu kuram görünüşte çökmüştür; Birkaç metre derinlikteki su basıncı bile soluksuz kalması için yeterliydi. En son kuram, bütün Sauropoda’ların karada yaşamış oldukları, boyunlarının uzunluğundan yararlanarak ağaçların üst yapraklarıyla beslendikleridir.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
  • Oğuz Osmanoğlu Forumda' Ankylosaurus Dinazor' isimli bir konu başlattı
    Ankylosaurus, (anlamı: sert zırhlı kertenkele), 70-65 milyon yıl önce yaşadığı düşünülen bir dinozor türüdür.

    Otobur beslenen bu tür 7-10 metre boyunda ve 4-7 ton ağırlığındadır. Dört bacağı üzerinde yürür. Ön bacakları arkadakilerden daha kısadır. Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır. Başının arkasından kuyruğuna kadar iki sıra diken bulunmaktadır. Kuyruğunun ucundaki taş gibi kemiği ile çok büyük kayaları bile parçalayabilirdi ve kendisine saldırıldığında saldıran dinozor zarar görürdü (Eğer saldıran dinozor çok güçlü değilse). Bu otobur dinozorun tek saldırısı kuyruğunu dikensiz bir topuz olarak kullanmaktır.
    Cevap vermek için buraya tıkla...
    kunena.post May 12
    • 4. Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi   Merhabalar arkadaşlar, Bu sene de yine sizlerle güzel bir etkinlik yapmak için buradayız! Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu olarak bu yıl 4.’sünü düzenliyor olduğumuz Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi’nin konusu Evrim Karşıtlığının Neden Bilimsel Olmadığı Gerçeği. Günümüzde son hızla artmakta olan temel olarak pozitif bilim karşıtlığının en tartışmalı konusu şüphesiz ki Evrim. 3 senedir sizlere Evrim konusunda çizdiğimiz bilimsel perspektifin sonunda artık sözde bilim olarak görülen Evrim Karşıtlığının aslında neden bilimsel olmadığını kanıtlanmış gerçeklerle yine sizlere anlatacağız. Bilimsel danışmanlığını Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy hocamızın yaptığı bu seneki kongremizin konu başlıkları ise şöyle: 1- Kambriyen Patlaması ve Anlık Oluş Yanılgısı 2- Ara Form Nedir? Evrim Karşıtlığı Ne Diyor, Bilim Ne Söylüyor? 3-Yaşamın Ortaya Çıkışına İlişkin Anlık Oluş İddiası Karşısında Evrimsel Biyoloji Çalışmaları 4- Evrim Karşıtlığının ‘Tesadüf’ü ve Evrimsel Biyolojideki Rastlantısallık 5-‘Mükemmel’ Yapı , Organ ve Organizma Vurgusunun Bilim Dışılığı 6-‘İndirgenemez Karmaşıklık’ ve ‘Akıllı Tasarım’ Neden Biyolojik Gerçekliğe Uymaz? 7- Evrim Karşıtlığının Doğal Seçilim Algısının Yüzeyselliği ve Bağlam Dışılığı 8-Tür İçi Değişim Neden Türleşmeyi İzah Eder? Evrim Karşıtlığı Neden Türleşmeyi Kabul Etmez? 9-Yaşayan Fosil Olur Mu? Görünürdeki Kaba Değişmezliğin Gizlediği Evrimsel Değişkenlik 10-Bir Sosyolojik Vaka Olarak Evrim Karşıtlığının Tarihsel Gelişimi 11- Evrim Karşıtlığının İnancı Kötüye Kullanması ve Dinlerin Konuya Tarihsel Bakışı Kongre kayıtlarımız ise en kısa sürede açılacak ve panel konuşmacılarımız, kongre programımız daha sonra ilan edilecektir. İlgi duyan, merak eden herkesi kongremize bekliyoruz! Teşekkürler. https://www.facebook.com/HU.Evrimsel.Biyoloji.Ogrenci.Kongresi www.hubito.com
      2014-05-04 09:00:00
      2014-05-05 17:00:00
      Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü / ANKARA
    events Nisan 22
    • 21.Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi BİYOP biyoloji öğrencilerinin gönüllülüğü ile kurulmuş bir platform olup üniversiteler arasında ortak bir bağ kurarak bilgi paylaşmayı ve biyoloji öğrencilerinin sorunlarını ele almayı amaçlar. Her yıl düzenli olarak Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi’ni düzenlemekle ve bu kongrenin devamlılığını sağlamakla yükümlüdür. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongreleri’nde amaçlanan bilimin geleceğini oluşturacak olan biz öğrencilerin ortak bir platformda buluşması, sorunlarını paylaşması, çözümler araması, projelerinin amaçlarını paylaşmasını sağlamaktır.Geçmiş kongreler, platformun işleyişi ve diğer detaylı bilgiler için tıklayın: Türkiye Biyoloji Öğrencileri Platformu (BİYOP)Kongremiz süresince temel bilimler olan biyolojinin yanı sıra, Tıp, Ziraat Mühendisliği, Çevre Mühendisliği, Kimya Mühendisliği,  Veterinerlik, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Farmakoloji, Biyokimya, Biyomedikal Mühendisliği, Biyomühendislik gibi biyoloji temelli diğer bilim dalları da dahil olmak üzere akademik sunumlar, Kongremiz süresince temel bilimler olan biyolojinin yanı sıra, Tıp, Ziraat Mühendisliği, Çevre Mühendisliği, Kimya Mühendisliği,  Veterinerlik, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Farmakoloji, Biyokimya, Biyomedikal Mühendisliği, Biyomühendislik gibi biyoloji temelli diğer bilim dalları da dahil olmak üzere akademik sunumlar,poster ve sözlü öğrenci sunumları ile panel etkinliğimiz yapılacaktır. Sunum yapmak isteyen katılımcılar, bildiri özeti standartlarını 20 Mayıs- 6 Haziran 2014 tarihine kadar tarafımıza gönderebilirler. Katılımcılarımız dinleyici olarak da kongremize katılabilirler.Kongremiz sadece bilimsel içeriğiyle kalmayıp, misafirlerimize, sosyal etkinliklerimizle kentimizi tanıtma imkanı sunacaktır. Sadece doğa ile değil, tarihi ile de canlı ve modern kentimiz olan TRABZON bugün çevre illeriyle beraber Doğu Karadeniz’de kongremizin ev sahibi konumundadır.Kongremize katılmak isteyen tüm misafirlerimiz, 1-18 Temmuz 2014 tarihlerinde kesin kayıt yaptırabilirsiniz.   http://biyokongre21 ...
      2014-09-01 09:00:00
      2014-09-05 18:00:00
      Prof. Dr. Osman TURAN Kongre Merkezi
    events Nisan 22
  • events Nisan 22
    • II. Biyomühendislik ve Genetik Günleri 9-10 Mayıs 2014 (Cuma-Cumartesi) tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi Altunizade Kuzey Kampüs, Nermin Tarhan Konferans Salonunda Üsküdar Üniversitesi Biyomühendislik Öğrenci Kulübü ve Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kulübü ortaklığıyla gerçekleşecek olan etkinliğimize sizleri davet ediyoruz.
      2014-05-09 00:00:00
      2014-05-10 00:00:00
      Üsküdar Üniversitesi Altunizade Kuzey Kampüs Nermin Tarhan KOnferans Salonu / İSTANBUL
    events Nisan 22
  • Suyunuz bir depodanmı geliyor. Birde böcek ayrı birşey kurtçuk ayrı birşey
    Sizde konuya cevap yazmak istiyorsanız buraya tıklayın
    kunena.post Nisan 02
  • Oğuz Osmanoğlu siteye yeni bir video yükledi. İzlemek için video resmine tıklayın.video
    videos Şubat 26

My kunena updates

Forum kurulu değil. Site yöneticisi ile irtibata geçiniz.

My Contacts

Ev Adresi
n/a
Şehir
n/a
Posta Kodu
n/a
Ülke
n/a
Telefon
n/a
Cep Tel
n/a
Fax
n/a
Şirketim
n/a
İş Adresi
n/a
Website
n/a
Bölüm
n/a
İş Ünvanı
n/a
Ana IM ID
n/a
ICQ
n/a
AIM
n/a
Y!M
n/a
MSN
n/a
GTalk
n/a
Skype
n/a

EKİBİMİZ
Biyologlar.com a destek ve hizmet veren arkadaşlarımız           AYRINTILAR
HAKKIMIZDA
Biyologlar.com ailesi ve arkadaşlarımız hakkında... AYRINTILAR
   
PROJELER
Biyologlar.com ailesi çeşitli projelere destek vermek için sizlerin yanında... AYRINTILAR
SPONSORLUK
Biyologlar.com ailesi olarak çeşitli konularda sponsorluk hizmeti  AYRINTILAR
   

ÖDEV YARDIM
Biyoloji ödevlerinizle ilgili sorularınıza cevap bulabilmek için. Bize yazın AYRINTILAR

TANITIM
Biyoloji kongre, sempozyum, çalıştay tanıtım faaliyetleri AYRINTILAR

REKLAM
Sitemizde birçok reklam uygulaması yapılmaktadır. Reklamlarınız için  AYRINTILAR
BİYOBOOK
Türkiye'nin en geniş kapsamlı biyoloji sosyal ağı sizlerin hizmetinde.  AYRINTILAR