|
Birleşmiş Milletler de, dünya üzerindeki yaşam dengesini oluşturan ekosistemin korunması amacıyla 2010 yılını Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı olarak ilan ederek uluslararası topluluğun dikkatini konunun önemine çekmeyi planlıyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı bünyesinde yer alan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Sekreteryası, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Doğanın zengin çeşitliliğinin bir parçasını oluşturan insanlar, bu çeşitliliği koruma veya yok etme gücüne sahipler" uyarısında bulunuyor.
Dünya üzerindeki yaşam türlerinin insanlığın sağlık, gıda, yakıt ve yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanmasının ana unsuru olduğu belirtilen açıklamada, insan kaynaklı faaliyetlerin gezegenimiz üzerindeki biyolojik çeşitliliğin hızla azalmasına yol açtığı vurgulanıyor ve geri dönüşü olmayan bu kayıpların günlük yaşantımızda ihtiyaç duyduğumuz kaynakların azalmasına yol açtığı ifade ediliyor. Açıklamada zararın neresinden olursa olsun dönülmesi gerektiğinin de altı çiziliyor. 10 bin yıllık tarım tarihinde ekime elverişli hale getirilen 7 bin bitki türünden bugün sadece 30 kadarı günlük gıda ihtiyacımız için kullanılıyor.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ilk olarak 1992 Rio Dünya Zirvesinde imzaya açıldı, 1993 yılında ise yürürlüğe girdi. Günümüzde sözleşmeye taraf ülkelerin sayısı Türkiye dahil 193'e ulaştı. Sözleşmede, hayatın kaynağı olan hava ve suyun ekosistemler sayesinde temizlendiği, iklimin yine bu ekosistemler tarafından dengede tutulduğu, toprağın verimliğinin ve polenlemenin bu sistemler sayesinde sürekli kılınabildiği vurgulanıyor.
İlk etkinlikler geçtiğimiz Kasım ayında "Biyolojik çeşitlilik hayattır, biyolojik çeşitlilik hayatımızdır" sloganıyla gerçekleştirilmişti. Ancak resmi tanıtım 11 Ocak tarihinde Almanya'nın başkenti Berlin'de yapılacak. İlk üst düzey etkinlik ise 21 ve 22 Ocak tarihlerinde UNESCO'nun Paris'teki Genel Merkezinde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla düzenlenecek.
Yıl içinde ise Kenya'dan Çin'e, Norveç'ten Hindistan'a, Katar'dan Kolombiya'ya kadar bir çok ülkede başta toplantı ve sempozyumlar olmak üzere çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi planlanıyor. Yılın kapanış toplantısı ise Aralık ayında Japonya'nın Kanazawa şehrinde gerçekleşecek.
Genel Sekreter Ban Ki-moon, 2010 Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Yılı ile ilgili açıklamasında, insanların doğaya bir şey olmayacağı yönündeki yanlış düşüncesi nedeniyle tabiat varlıklarının tehlike altında olduğunu, bu durumun da ekosistemleri, ekonomileri ve insanların geçim kaynaklarını tehtid ettiğini vurguladı ve tüm ülkeleri biyolojik çeşitliliğin korunması için çalışmaya davet etti.
Ekosistemin tahrip edilmesi insanlığa büyük ekonomik kayıplar da yaşatıyor. Geçenler de açıklanan BM destekli bir raporda ormansızlaştırmaya ve toprağın verimliliğinin yok olmasına yol açan faaliyetlerin yılda 2 ila 4,5 trilyon ABD doları tutarında ekonomik kayba yol açtığı belirtiliyor. "Doğaya bir şey olmaz" yaklaşımının sonuçlarından biri daha böylece gözler önüne seriliyor.
Raporda, koruma altına alınması gereken bölgelere yılda yapılacak 45 milyar ABD doları yatırımın, 5 trilyon ABD doları olarak geri döneceği belirtiliyor ve son ekonomik krizin sonuçlarına bakıldığında söz konusu miktarın yüksek olmadığı ifade ediliyor. İyi planlanmış ekosistem ve biyolojik çeşitlilik yönetiminin maliyeti daha da düşürebileceği vurgulanıyor.
Kaynak:www.tarim.com.tr
|