Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 2248 içerik listeleniyor

  • Medyan Mesajın Kendisi Değildir

    Sunuş Okuyacağınız yazı Amerikalı evrimsel biyolog, paleontolog ve bilim tarihçisi Stephen Jay Gould (1941 – 2002) tarafından Discovery dergisinin Haziran 1985 sayısında “The Median isn’t the Message” başlığıyla yayınlanmıştır. Kuşağının en parlak, en çok okunan bilimcilerinden biri olan Gould, bu yazıda kişisel yaşamının önemli bir dönemindeki duygularını okurlarıyla paylaşır. Her şey yazının yayınlanmasından üç yıl kadar önce başlar....

    https://www.biyologlar.com/medyan-mesajin-kendisi-degildir
  • Jerry Coyne "Doymak Bilmeyen Cehalet ve Bağnazlık: Akıllı Tasarım Evrime Karşı"

    İsmail K. Sağlam: Röportaja sizin çalışma konunuz ile başlayalım isterseniz. Büyük oranda türleşme ve türleşme genetiği çalışmaktasınız. Bize bu alan hakkında kısaca bir bilgi verebilir misiniz? Bu konunun neden evrimsel biyolojinin temel taşlarında biri olduğunu, ne tür sorulara cevap aradığını ve ne tür ufuklar açtığını bizlere özetleyebilir misiniz? Jerry Coyne: Bu oldukça kapsamlı bir soru. Ben türlerin kökeni üzerine çalışmaktayım. Bu...

    https://www.biyologlar.com/jerry-coyne-doymak-bilmeyen-cehalet-ve-bagnazlik-akilli-tasarim-evrime-karsi
  • GENLER VE İNSANOĞLU

    İnsan genleri 1990’lı yılların sonuna doğru hemen tamamen deşifre edilmiştir. “Human Genome” projesi kapsamında yapılan çalışmalar, genlerimizin yaklaşık 3 milyon baz çiftinden oluştuğunu ortaya çıkardı. İşin en heyecanlı ve şaşırtıcı tarafı burası değildi tabii ki... bilim dünyası uzun zamandır, insan vücudundaki hücresel faaliyetlerin devamı (aslında canlılığın devamı) için yaklaşık 100.000 gen ve yine yaklaşık her bir genin kodladığı...

    https://www.biyologlar.com/genler-ve-insanoglu
  • Kaktüslerin Evrimi

    Kaktüslerin nasıl evrimleşmiş olabileceği üzerine düşünürken, akla ilk gelecek veri, çoğunlukla olduğu gibi fosil kayıt verisi olacaktır. Ancak söz konusu canlı grubu kaktüsler olunca, bu noktada bir sorunla karşı karşıya kalırız. Fosilleşme süreci floral materyalin üzerine mineral materyalin sedimentasyonunu, yani ortamda bolca su bulunmasını gerektirir. Kaktüslerin atalarının böyle sulak ortamlarda yaşamış olmalarını bekleyemeyiz. Kuvvetle muhtemel bu...

    https://www.biyologlar.com/kaktuslerin-evrimi
  • Patojenik Mantarların Immunolojisi

    Mantarlardan ileri gelen infeksiyonlarda vücut, mantar elementlerine karşı immunolojik bir yanıt verir. Bu cevap, bakteriyel antijenlere oranla zayıf olmakla beraber, kendini humoral ve sellüler tarzda belli eder. Mantar elementlerinin vücuda girmesi ile lenfoid sisteme ait retikuloendotelyal sistem (RES) aktivite kazanır veya uyarılır. Hücresel veya sıvısal yanıtın derecesi ve bunlardan birine ait öncelik sırası, infeksiyonun türüne göre değişir. Bazı hastalıklarda ilk...

    https://www.biyologlar.com/patojenik-mantarlarin-immunolojisi
  • Bitkilerde Hijyen ve Terapi

    Bitkilerde hastalık oluşumuna neden olan cansız ve canlı etmenlerin zararlı etkilerinden bitkileri korumak ve hastalanan bitkileri yeniden sağlıklı hale getirmek için çeşitli yöntemlere başvurulmaktadır. Bitki hastalıklarına karşı etkin bir mücadele yapabilmek için öncelikle hastalık etmeninin doğru olarak teşhis edilmesi gereklidir. Etmen tanındıktan sonra onun özellikleri ve hastalık oluşturma mekanizması dikkate alınarak nasıl bir mücadele programı...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerde-hijyen-ve-terapi
  • ENDÜSTRİYEL MİKROBİYOLOJİ NEDİR

    Bazı temel besin maddelerinin hazırlanmasından başlayarak fermentasyon yoluyla antibiyotik, vitamin, alkol, enzim ve diğer bazı kimyasal maddelerin elde edilmesine, atık maddelerin değerlendirilmesine, mikrobiyal gübrelemeye, çevre kirliliğinin çözümüne kadar geniş bir alanı ilgilendiren “endüstriyel mikrobiyoloji” son yıllarda mikrobiyoloji anabilim dalının en çok ve hızlı gelişen konusu olmuştur. Mikroorganizmalar kullanılarak yapılan çalışmalar ve elde...

    https://www.biyologlar.com/endustriyel-mikrobiyoloji-nedir
  • Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ve İsimlendirilmesi

    Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ve İsimlendirilmesi

    1675 Yılında Anton Van Leewenhoek(layvenhuk)’un mikroskobu keşfiyle, mikroorganizmalar bulunmuştur. Mikroorganizmalar ancak bu keşiften sonra incelenmeye başlanabilmiştir.

    https://www.biyologlar.com/mikroorganizmalarin-siniflandirilmasi-ve-isimlendirilmesi
  • Down Sendromu nedir

    Eğer hamile iseniz bebek bekleyen anne adaylarının hepsinin en büyük ortak korkusunu çok büyük bir olasılıkla siz de yaşıyorsunuz demektir.

    https://www.biyologlar.com/down-sendromu-nedir
  • MİKROORGANİZMA KÜLTÜR KOLEKSİYONLARI

    Daha önceki derslerimizde bahsettiğimiz gibi, Koch ve Pasteur başta olmak üzere bilim adamları mikroorganizmaların saf kültürlerini elde ederek metabolizma işlevlerini incelemişler ve doğadaki çeşitli olaylarda rolleri bulunduğunu vurgulamışlardır. Bir mikroorganizmanın saf şekilde elde edilebilmesi ve üretilmesi, doğadaki çevre şartlarının ve besinlerinin laboratuvarda sağlanabilmesi ile mümkündür. Ancak doğa şartlarının laboratuvarda aynen sağlanabilmesi...

    https://www.biyologlar.com/mikroorganizma-kultur-koleksiyonlari
  • Genetik (Kalıtsal) Hastalıklar

    Canlılardaki kalıtsal özelliklerin dölden döle nasıl aktarıldığını inceleyen bilim dalına genetik denir.Ayrıca "gen"in yapısını, görevini ve genlerde meydana gelen değişiklikleri de inceler. İlk genetik çalışmalarını Gregor Johann MENDEL yapmıştır. Bu yüzden genetik biliminin kurucusu ve babası sayılır. Yetiştirdiği bezelyelerdeki karakterleri inceleyen Mendel kalıtım ve de tabi ki biyoloji bilimine çok büyük katkıda bulunmuştur. Genetikle ilgili bazı...

    https://www.biyologlar.com/genetik-kalitsal-hastaliklar
  • BİYOLOJİK SİLAHLAR ve KORUNMA YOLLARI

    Prof. Dr. İ. Hamit HANCI* , Dr. Çağlar ÖZDEMİR*, Arif BOZBIYIK**, Adli Biyoloji Uzmanı Ayşim Tuğ* *Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı ** Ankara Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Biyolojik silahlar diğer canlılar üzerinde zararlı etkiler yaratmak maksadıyla kullanılan bakteri, virüs vb. bulaşıcı ajanlardır. Bu tanım genellikle biyolojik olarak elde edilen toksinleri ve zehirleri de kapsayacak şekilde genişletilir. Biyolojik savaş araçları...

    https://www.biyologlar.com/biyolojik-silahlar-ve-korunma-yollari
  • Leveillula taurica (Biberde külleme)

    BELİRTİLER ; Külleme etmeni biberde , domates (Erysiphe, Oidium lycopersicum) ve kabakgillerde (Erysiphe cichoracearum, Sphaerotheca fuliginea) gözlenen külleme etmenlerinden birçok yönden farklılık gösterir.Domates ve hıyar küllemesinin aksine biber külleme etmeni 21 gün latent dönem süresince yaprak dokusu içinde gelişir ilk yaprağın alt kısmında sporları gözlenir.Bu belirtiler algılandığı zaman görünenden çok daha fazla bitki infekte olmuş demektir.Seralarda...

    https://www.biyologlar.com/leveillula-taurica-biberde-kulleme
  • Bakterilerin Faydaları Varmıdır

    Araştırmacılar, bakterilerin sağlığınız için önemli olduğuna inanıyorlar. İyi bakterilerin şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı da koruyucu rol oynadığını belirten bilimadamları, önemsiz hastalıklarda sık sık kullandığınız aşırı antibiyotiğin ise, iyi bakterilerin kökünü kazıyabildiğini ve obezite oranlarının artmasına neden olabileceğinin de altını çizen...

    https://www.biyologlar.com/bakterilerin-faydalari-varmidir
  • AROMATİK VE TIBBİ BİTKİLER

    Doğaya dönüşümün bir slogan haline geldiği günümüz dünyasında tıbbi ve aromatik bitkiler Türkiye'de de önemli bir yere gelmiştir. Türkiye pek çok bitkinin gen merkezi olmasının yanında, bazı endemik türlerin de bulunduğu coğrafik bölgeleri içermektedir. İnsanlar yüzyıllardan beri hastalıklara karşı elde ettikleri bitkiler ile çare bulmaya çalışmışlardır. Hastalıkları, bitkiler ile tedavi etme yöntemleri oldukça başarılı sonuçlar vermiştir....

    https://www.biyologlar.com/aromatik-ve-tibbi-bitkiler
  • BİYOLOJİK HARP MADDELERİNDEKİ GELİŞMELER (Bölüm-2)

    2000'li Yıllarda muharebe sahasında ve ilk aşamada BHM'lerinin tehdidi veya kullanımı kuvvetle muhtemeldir. BHM'lerin taarruzlarını caydırmak, durdurmak veya önceden tespit etmek hemen hemen imkansızdır. Biyolojik harp taarruzu normal gecikmeli bir hastalık salgını olarak algılanabilir. Bu nedenle kullanan tarafın tespiti çok güçtür. Halihazırda mevcut Biyolojik harp tehtidini oluşturan yukarıda sınıflandırdığımız Patojen ve Toksinlerin Biyolojik harp maddesi...

    https://www.biyologlar.com/biyolojik-harp-maddelerindeki-gelismeler-bolum-2
  • BİYOLOJİK HARP MADDELERİNDEKİ GELİŞMELERi (Bölüm 1)

    BİYOLOJİK HARP MADDELERİNDEKİ GELİŞMELER VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ (AŞILAMA) Dr. EROL DEMİR Biyolojik Harp Tarihine Kısa Bir Bakış Biyolojik Harp Maddelerinin (BHM) en ilkel primitif kullanımı MÖ. 7nci yüzyıla kadar dayanır. Asurlular bu yüzyılda düşmanın su kaynaklarını zehirlemek için Rye ergot (çavdar mahmuzu) kullanmışlardır. MÖ. 6. Yüzyılda ise müshil bitkisini ve zehirli hayvanların biyolojik harp amacıyla kullanıldığını görmekteyiz. 1346...

    https://www.biyologlar.com/biyolojik-harp-maddelerindeki-gelismeleri-bolum-1
  • SİNİR DOKUSU İNCELEME YÖNTEMLERİ

    Sinir dokusu, protein sentezinin yoğun gerçekleştirildiği nöronları içerdiği için bazik boyalarla; uzantılı hücrelerden oluştukları için uzantıları gösterebilmek için ise metalik çöktürme yöntemleri ile (Bielchowsky, Cajal ve Golgi teknikleri) incelenirler. Ayrıca, immünositokimyasal, immünohistokimyasal ve immünofloresans teknikler de uygulanmaktadır. A-MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ:Metalik çöktürme yöntemleri nörohistolojide çok kullanılmaktadır. Rutin...

    https://www.biyologlar.com/sinir-dokusu-inceleme-yontemleri
  • Nükleotid Eksizyon Tamir Genleri

    Memelilerde eksizyon tamir yolunun moleküler mekanizmasını araştırmak amacıyla NER hasarı olan iki mutant hücre hattı kullanılmıştır: Laboratuvarda oluşturulan UV’ye duyarlı hamster hücre hatları ve doğal insan mutantları XP, CS ve TTD’nin hücre hatları. Hücre füzyon çalışmaları sonucunda XP’da XPA, XPB, XPC, XPD, XPE, XPF ve XPG olmak üzere 7; CS’de iki (CSA ve CSB); TTD’de ise üç (XPB, XPD ve TTDA) komplementasyon grubu tanımlanmıştır (6). Bu hasta...

    https://www.biyologlar.com/nukleotid-eksizyon-tamir-genleri
  • Genetik Alanındaki Gelişmeler

    İnsanlar,neden sonuç ilişkisini yorumlayacak düzeye geldiklerinde,ilk bilimsel düşünceye;doğan çocuğun ana ve babasına benzediğini söylediklerinde de,katılım üzerindeki ilk gözlemlere sahip olmuşlardır. Çocukların akrabalarına benzemesinin basit birrastlantıile açıklanamayacağı ta o zamanlar sezinlenmiştir. Zararlı özelliklerin güçlenmemesi için çok eski çağlarda yakın akrabalar arasında evlenmeler (ana,baba,kardeş,teyze,hala,dayı,bazen kuzenler)...

    https://www.biyologlar.com/genetik-alanindaki-gelismeler
  • Botanik Nedir?

    Botanik Nedir?

    Bitki bilim olarakta isimlendirilen botanik(=botany) bitkiler üzerinde çalışan biyolojinin alt dalıdır.

    https://www.biyologlar.com/botanik-nedir
  • SİNİR SİSTEMİ

    Organların çalışmasını hızlı, etkili ve elektriksel yollarla düzenleyen yapılardan oluşur. Sinir sistemi sinir telleri yardımıyla tüm vücuttaki olayları denetler ve düzenler. Özelliğine göre 2 kısımdan oluşur. 1. Merkezi Sinir Sistemi Sinir sisteminin yönetici ve denetleyici kısmıdır. Kafatası ve omurga içindeki sinirsel organlardan oluşur. a. Beyin: Kafatası içerisindeki en büyük sinirsel organdır. Yüzeyi girintili çıkıntılı olup iki yarım küreden...

    https://www.biyologlar.com/sinir-sistemi
  • Bakteriyolojinin tarihçesi hakkında bilgi

    Bakteriler ilk defa 1676'da Antonie van Leeuwenhoek tarafından, kendi tasarımı olan tek mercekli bir mikroskopla gözlemlenmiştir. Onlara "animalcules" (hayvancık) adını takmış, gözlemlerini Kraliyet Derneği'ne (Royal Society'ye) yazılmış bir dizi mektupla yayımlamıştır. Bacterium adı çok daha sonra, 1838'de Christian Gottfried Ehrenberg tarafından kullanıma sokulmuş, Antik Yunanca "küçük asa" anlamına gelen βακτήριον -α (bacterion -a)'dan türetilmiştir....

    https://www.biyologlar.com/bakteriyolojinin-tarihcesi-hakkinda-bilgi
  • HORMON SİSTEMİ

    Organların çalışmalarını yavaş, zayıf ve uzun süreli olarak etkileyen sistemdir. Organların çalışmasını ürettiği hormonlar yardımıyla düzenler. Üzerinde özel mesaj taşıyan protein ve yağ yapılı maddelere hormon denir. Hormonlar özel salgı bezlerinde üretilirler. İhtiyaç anında belli miktarda salgılanıp kanla tüm vücuda yayılırlar. Hormonlar belirli orgaların çalışmasını bir süre etkiler. Hormonların az ya da aşırı miktarda salgılanması...

    https://www.biyologlar.com/hormon-sistemi
  • Glikoz Fermantasyonu , Mayalanma

    Fermantasyon ya da Mayalanma, bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır. Fermantasyon anaerobik şartlarda, yani oksidatif fosforilasyon olamadığı durumlarda, glikoliz yoluyla ATP üretimini sağlayan önemli bir biyokimyasal süreçtir. Biyokimyanın fermantasyonla ilgilenen dalı zimolojidir. Fermantasyonda glikoz (veya başka bir bileşik) hidrojenlerini teker teker...

    https://www.biyologlar.com/glikoz-fermantasyonu-mayalanma
  • BİYOLOJİNİN PARLAK GELECEĞİ Gen Mühendisliği (Moleküler Biyologluk)

    Biyoloji Bölümü ve Biyologluk mesleği son 60 yılda gerçekleşen bilimsel ilerlemeler neticesinde 21.yüzyılın bölümü ve mesleği haline gelmiştir. Gregor Mendel`in bitkiler üzerindeki çalışmalarıyla modern genetiğin temelini attıktan ve karakteristik özelliklerin genler tarafından iletildiğini bulduktan sonra Oswald Avery`nin bilimsel çalışmaları neticesinde ve 1961 yılında Nirenberg ve Matthaei genetik kodu keşfederek ve Biyoloji Bilimi`ne yeni bir çığır...

    https://www.biyologlar.com/biyolojinin-parlak-gelecegi-gen-muhendisligi-molekuler-biyologluk
  • Bitki genetik kaynaklarının korunması çalışmalarında biyoteknolojinin yeri

    Bitki genetik kaynakları çoğu insanlar tarafından oluşturulan tehdit faktörlerinin etkisi altındadır. Artan nüfus her geçen gün doğal kaynak kullanımını körüklemekte, çevre kirliliği gibi olumsuzlukları da arttırmaktadır. Bitki genetik kaynakları tarımsal faaliyetler (mera alanlarının tarla açmak amacıyla sürülmesi, aşırı otlatma, anızın yakılması, gübre ve tarımsal ilaçların aşırı kullanımı, yüksek verimli kültür çeşitlerinin...

    https://www.biyologlar.com/bitki-genetik-kaynaklarinin-korunmasi-calismalarinda-biyoteknolojinin-yeri
  • Genetik ve Evrimin Modern Sentezi

    Birçok insan evrimle ilgili günümüzde geçerli olan düşünceleri anlamıyor. Burada anlatacaklarım günümüzde evrimsel biyologların fikir birliği içinde olduğu düşüncelerin bir özetidir. Dünya üzerindeki yaşamın evrimleştiği düşüncesi Avrupa’da 1700′lerin sonları ve 1800′lerin başlarında yaygın olarak tartışıldı. 1859′da Charles Darwin, doğal seçilim adını verdiği, evrimin nasıl oluştuğunu açıklayan bir mekanizma ortaya koydu. Darwin’in...

    https://www.biyologlar.com/genetik-ve-evrimin-modern-sentezi
  • Genetik algoritma nedir

    Genetik algoritmalar, doğada gözlemlenen evrimsel sürece benzer bir şekilde çalışan arama ve eniyileme yöntemidir. Karmaşık çok boyutlu arama uzayında en iyinin hayatta kalması ilkesine göre bütünsel en iyi çözümü arar. Genetik algoritmaların temel ilkeleri ilk kez Michigan Üniversitesi'nde John Holland tarafından ortaya atılmıştır. Holland 1975 yılında yaptığı çalışmaları “Adaptation in Natural and Artificial Systems” adlı kitabında bir araya...

    https://www.biyologlar.com/genetik-algoritma-nedir
  • Down sendromu Tarihçesi!!

    Trizomi 21 ile ilgili ilk bilimsel kayıt 1866'yılına aittir. O tarihte İngiliz bilim adamı John Langdon Down bazı ortak özellikleri paylaşan ve diğerlerinden şekil olarak faklı ve zeka problemleri olan bir grup çocuğu yayınladığı makalesinde ilk kez tanımladı. Down aynı zamanda tiroid hormonu azlığına bağlı olarak görülen kretenizmden farklı bir durumun da ilk kez altını çiziyordu. Ancak kendisi çok talihsiz bir benzetme yaptı ve bu türdeki çocukları yüz...

    https://www.biyologlar.com/down-sendromu-tarihcesi
  • Canlılarda Sınıflandırma Nedir, Nasıl yapılır

    Sınıflandırmanın gereği: Doğada çevremizde gördüğümüz tüm canlıları, ister istemez, farkında olsak da olmasak da sınıflandırırız. Örneğin; bitkiler ve hayvanlar, ağaçlar ve çalılar, kaya-taş-kum gibi ayırımlar bile bir tür sınıflandırmadır. Sınıflandırmanın esas amacı, yeryüzünde bulunan canlıları, akrabalık ilişkilerine göre gruplandırmak ve bu sayede de düzenli bir sistem içinde çalışılmasını kolaylaştırmaktır. Bu amaca hizmet veren...

    https://www.biyologlar.com/canlilarda-siniflandirma-nedir-nasil-yapilir
  • Proteom

    DNA’nın kimlik kartı, ana hatlarıyla çıkartıldı. Bu işin kolay yanı. Şimdi sıra genlerin ürettiği proteinlerin gizini çözmeye geldi. Esas zor kısım şimdi başlıyor. İnsanın genetik yapısını deşifre etmeye çalışan bilim adamları konularında ne kadar uzman olursa olsunlar, daha işin başında olduklarını kabul ediyorlar. Son birkaç yıldır bir düzineden fazla genomu çözümleyen uzman ekipler, bulgularının tahminleriyle örtüşmemesi üzerine gelecek...

    https://www.biyologlar.com/proteom
  • Bitki ve Oluşumunu Etkileyen Faktörler

    Bitki ve Oluşumunu Etkileyen Faktörler

    Bitkiler, yeryüzünün en çok çeşitlilik gösteren canlı organizmaları ve yaşamın vazgeçilmez parçalarıdır. Dünyada en fazla bulunan canlı grubu olan bitkiler doğada; ot, çalı ve orman gibi farklı yapılarda ve türlerde bulunurlar.

    https://www.biyologlar.com/bitki-ve-olusumunu-etkileyen-faktorler
  • Helicobacter pylori hakkında bilgi

    Helicobacter pylori (Helikobakter pilori- Hp) mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, gram (-), mikroaerofilik bir bakteridir. Yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olur. Bu kronik enflamasyon sonucunda duodenum ülseri, mide ülseri ve mide kanseri gelişebilir. Önceleri Campylobacter pylori olarak adlandırılan bu bakteri, yapılan birçok araştırmanın sonucunda 1989 yılında Camplobacter ailesine ait olmadığına karar verilmiş ve kendi adıyla anılan...

    https://www.biyologlar.com/helicobacter-pylori-hakkinda-bilgi
  • Mikrobiyoloji , tarihçe ve alt dalları

    Mikrobiyoloji sözcüğü "mikros", "bios" ve "logos" kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Yunanca'da mikros küçük, bios yaşam, logos bilim anlamına gelmektedir. Mikrobiyoloji, mikroorganizma adı verilen birçoğu ancak mikroskopta görülebilen küçük canlıları inceleyen bir bilim dalıdır. Mikrobiyoloji, mikroorganizmaların özelliklerini, yüksek canlılarla ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Mikrobiyoloji geniş kapsamlı bir bilim dalı...

    https://www.biyologlar.com/mikrobiyoloji-tarihce-ve-alt-dallari
  • Mitokondrial Kalıtım

    Eğer nükleus bir kadından alınmış ve o kadının yumurta hücresine aktarılmışsa, klonun vericiye tamamen benzeyeceğini söyleyebiliriz. Ama nükleus başka bir kişiden alınmış örneğin erkekten alınmışsa ve bu nükleus bir kadının yumurta hücresine aktarılmışsa klon nükleus vericisine benzemeyebilir Bunun sebebi nükleus dışında kalıtım materyali içeren organların yani mitokondrinin bulunması, ayrıca bireyin erken gelişiminde yumurta ile taşınan maternal...

    https://www.biyologlar.com/mitokondrial-kalitim
  • BİYOMİMETİK NEDİR?

    Gerek biyomimetik, gerekse biyomimikri doğadaki modelleri inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan yeni bilim dallarıdır. Biyomimetik, insanların doğada bulunan sistemleri taklit ederek yaptıkları maddelerin, aletlerin, mekanizma ve sistemlerin tümünü ifade eden bir terimdir. Doğadaki tasarımlar örnek alınarak yapılan aletlere, özellikle nanoteknoloji,1 robot teknolojisi, yapay zeka...

    https://www.biyologlar.com/biyomimetik-nedir
  • Farmakogenetik Nedir ?

    Her birey, genleri ile çevresinin etkileşiminin bir ürünüdür. Farmakogenetik, hastaların ilaçlara verdiği cevapların oluşmasında temel bir rol oynayan genetik faktörleri inceleyen bilim dalıdır (1). Farmakogenetiğin kullanımı ile yakın bir gelecekte kişiler arasındaki DNA farklılıklarının profillerini saptayarak ve buradan elde edilecek bilgileri kullanarak bireyin belli bir ilaca vereceği yanıtı önceden belirleyebileceğiz. Bu gelişmelerin tıbbın uygulamaları...

    https://www.biyologlar.com/farmakogenetik-nedir-
  • BAKTERİ DÜNYASI

    Makroskobik Dünya'nın Mikroskobik Canlıları Bakterilerle ilgilenmeye yeni başlayan biri için onların dünyasını keşfetmek, yeni bir gezegen keşfetmeye benzer. Dünya'nın en küçük canlılarından olan bakteriler, gezegendeki doğal ekolojik sistemlerin işleyişinde çok önemli bir yere sahiptir. Besin, mineral ve enerji döngülerinde "kimyacı" gibi işlev gören bakteriler, canlılar arasındaki ilişkilerde etkin bir rol oynar. Bu yüzden, bakteriler canlılıkla ilgili...

    https://www.biyologlar.com/bakteri-dunyasi
  • HÜCRE KÜLTÜRÜ BESİYERİ VE SOLUSYONLAR

    Hücre kültürü besiyerleri laboratuar ortamında hücrelerin normal metabolik aktivitelerini sürdürebilmeleri için gerekli olan mikroçevreyi sağlayan besleyici solusyonlardır. Hücre kültürü besiyerleri içeriklerindeki aminoasit, karbonhidrat, vitamin ve iyonlarla hücrelerin gelişimini desteklerler. Laboratuar ortamında hücrelerin çoğaltılabilmesi için uygun pH sıcaklık ve nemin sağlanması çok önemlidir. Hücre kültürü besiyerleri içeriklerindeki iyonlarla gerekli...

    https://www.biyologlar.com/hucre-kulturu-besiyeri-ve-solusyonlar
  • Topraksız Ortamda Bitki Yetiştiriciliği

    Topraktan kaynaklanan sorunların çözümü için alternatif seçim olarak ortaya çıkan bitki yetiştirme yöntemi. Son yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle ‘Hidrokültürlü’ bitki yetiştirme yöntemleri yaygınlık kazandı. Topraktan kaynaklanan sorunların çözümü için alternatif yöntem olan topraksız ortamda bitki yetiştiriciliği çalışmalarının başlangıç tarihi 19. yüzyıl ortalarında başlamıştır. Ancak 1950′lerde seralarda kullanılmasıyla yaygınlık...

    https://www.biyologlar.com/topraksiz-ortamda-bitki-yetistiriciligi
  • Biyolojik Sınıflandırma

    Bilimsel sınıflandırma veya biyolojik sınıflandırma, biyologların yaşayan veya soyu tükenmiş canlılara ait türleri nasıl gruplandıracaklarına veya kategorize edeceklerine dair bilimsel temelleri ortaya koyar. Modern sınıflandırma, Carolus Linnaeus'un, türlerin fiziksel özelliklerine göre sınıflandırılması sistemini temel alır. Bu sınıflandırma Linnaeus'dan beri Darwinci prensibin genel kuralları ışığında birçok düzenlemeye uğramıştır. Moleküler...

    https://www.biyologlar.com/biyolojik-siniflandirma
  • DESTEK ve HAREKET SİSTEMLERİ

    İnsanların yer ve yönlerini değiştirmelerine hareket denir. Hareketi sağlayan organlar hareket sistemini oluşturur. Destek ve hareket sisteminin oluşmasında kemikler, kaslar ve eklemler kullanılır. 1. İskelet Kemiklerin birleşmesiyle oluşan yapıya iskelet denir. İnsan iskeletinde 210 civarında kemik bulunur. İskeleti oluşturan kemikler eklemlerle birbirine bağlanırlar. İskelet insan vücudunda; – Genel şeklini kazandırır. – Aktif hareketi sağlar. – İç...

    https://www.biyologlar.com/destek-ve-hareket-sistemleri
  • Topraksız Kültürünün Avantajları

    Toprak devre dışı kaldığı için toprak işleme,yıkama,dezenfekte etmek gibi emek ve masrafı gerektiren işleme gerek yoktur. Tarımsal üretim bitki yetiştirmeye uygun olmayan alanlara da kaydırma şansı vardır. Topraklı tarımda farklı yapılarda olan topraklardan dolayı gerçekleştirilemeyen üniform üretim ,topraksız tarımda toprak dışındaki koşullar istenilen şekilde düzenlenebildiği için gerçekleştirilebilir. Topraklı tarımda görülen yıkanma,alt...

    https://www.biyologlar.com/topraksiz-kulturunun-avantajlari
  • Bakteri Genetiği

    Canlıların tüm özelliklerinin, kalıtsal olarak nesilden nesile aktarıldığı öteden beri bilinen bir gerçektir. Yaşamın temel maddeleri kabul edilen nükleik asitler (DNA=deoxyribonucleic acid, RNA=ribonucleic acid) üzerinde yapılan incelemeler, kromozom haritalarının çizilerek, özellikle mikroorganizmalar arasındaki ilişkilerin ortaya konmasında, tüm canlıların sayısız özellik ve biyolojik fonksiyonlarının açıklanmasında yardımcı olmuştur. Çalışmalar...

    https://www.biyologlar.com/bakteri-genetigi-1
  • Akrep Türleri

    Akrep (Scorpiones), takımını oluşturan genellikle sıcak ve nemli bölgelerde yaşayan, vücutları sert kitin bir tabaka ile örtülü, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehir iğnesi bulunan eklembacaklılara verilen ad. Taşların altında, duvar yarıklarında, kurumuş ağaç kabukları altında veya yer altında kazdıkları dehlizlerde rastlamak mümkündür. Karlı bölgeler hariç hemen hemen her yerde yaşarlar. Yalnız yaşamayı severler.Boyları 2 cm ile 15 cm arasında...

    https://www.biyologlar.com/akrep-turleri-1
  • İskelet, Kas ve Endokrin Sistemi

    Canlılarda aktif hareketi sağlayan yapılar iskelet ve kas sistemleridir. Hareket sağlayıcı kaslar destekleyici iskeletle birleşerek canlının hareket sistemini oluşturur. I.İskelet Sistemi İnsana şekil veren, organlara desteklik sağlayan ve koruyan yapıya iskelet denir. İskelet sisteminin yapı birimleri kemiklerdir. İnsan vücudu 210 kemikten oluşmuştur. Kemikler, kan hücrelerinin üretilmesi, bazı minerallerin depolanması, vücuda dik şekil kazandırılması...

    https://www.biyologlar.com/iskelet-kas-ve-endokrin-sistemi
  • Karıncalar ve Karınca Türleri

    Karıncalar ve Karınca Türleri

    Bugün yaşayan tüm karıncaların, toplam ağırlığı, yaşayan tüm insanların ağırlığından daha fazladır.

    https://www.biyologlar.com/karincalar-ve-karinca-turleri
  • İnsan Kopyalama

    "İnsanın varlığını meydana getiren en küçük temel birim olan hücre, çekirdeğinde bulunan DNA ve RNA, çoğalmayı, genetik özelliklerin nesilden nesile aktarımını sağlamaktadır. Klonlama DNA parçalarından çok sayıda özdeş kopyalama işlemidir. Bunun için, kopyalanmak istenen DNA dizini tespit edilip enzimler vasıtasıyla ana dizinden ayrılarak, aktarılmak istenen parçaya "DNA bağlayıcı enzim" aracılığıyla birleştirilip yeni DNA oluşturulacaktır. Bugün, bu...

    https://www.biyologlar.com/insan-kopyalama
  • İlk Genetik Deneyi, Mendel ve Klasik Genetik

    Mendel ve Klasik Genetik Modern genetik biliminin kökü, Avusturyalı (Alman-Çek) bir Augustin’ci keşiş ve bir botanikçi olan Gregor Johann Mendel’in gözlemlerine dayanır. Günümüzün bu popüler biliminin babası olarak kabul edilen Mendel, bitkilerde kalıtım özellikleri üzerine ayrıntılı çalışmalar yapmıştır. Mendel 1856 yılından itibaren çeşitli bezelye (Pisum sativum) varyetelerine ait tohumları toplamaya ve onları manastır bahçesinde yetiştirerek...

    https://www.biyologlar.com/ilk-genetik-deneyi-mendel-ve-klasik-genetik
3WTURK CMS v8.1