Biyologlar - Biyolojiye Gerçekçi Yaklaşım

  • [protected email address]

Toplam 502 içerik listeleniyor

  • İnsan Gen Terapisi  '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

    İnsan Gen Terapisi '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

    Gen terapisi, hastalıkların tedavi edilmesi ya da hastalıkları önlemek amacıyla çeşitli insan genlerinin hedef hücrelere etkili bir şekilde aktarılmasına ve ekspresyonuna dayanan bir yöntemdir.

    https://www.biyologlar.com/insan-gen-terapisi-ilac-olarak-genlerin-kullanimi-kaderimiz-genlerimizde-mi
  • İnsan Gen Terapisi  '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

    İnsan Gen Terapisi '' İlaç Olarak Genlerin Kullanımı '' Kaderimiz Genlerimizde Mi?

    Gen terapisi, hastalıkların tedavi edilmesi ya da hastalıkları önlemek amacıyla çeşitli insan genlerinin hedef hücrelere etkili bir şekilde aktarılmasına ve ekspresyonuna dayanan bir yöntemdir.

    https://www.biyologlar.com/insan-gen-terapisi-ilac-olarak-genlerin-kullanimi-kaderimiz-genlerimizde-mi
  • Mitokondrial MTND1 Gen Mutasyonu İle İlişkili Lohn/Melas Örtüşme Sendromu

    Mitokondrial MTND1 Gen Mutasyonu İle İlişkili Lohn/Melas Örtüşme Sendromu

    Mitokondrial MTND1 genindeki patojenik nokta mutasyonları daha önce iki farklı klinik fenotiple ilişkili olarak tanımlanmıştır –LHON ve MELAS -.Burada MTND1 geninde ,hem LHON hem de MELAS’ın klinik özelliklerini içeren bir örtüşme sendromu ile ilişkili ilk heteroplazmik mitokondrial DNA nokta mutasyonunu rapor ediyoruz.Kas histokimyasında ince mitokondrial anormallikler ortaya çıkmışken biyokimya analizinde izole bir kompleks I eksikliği...

    https://www.biyologlar.com/mitokondrial-mtnd1-gen-mutasyonu-ile-iliskili-lohnmelas-ortusme-sendromu
  • Mitokondrial MTND1 Gen Mutasyonu İle İlişkili Lohn/Melas Örtüşme Sendromu

    Mitokondrial MTND1 Gen Mutasyonu İle İlişkili Lohn/Melas Örtüşme Sendromu

    Mitokondrial MTND1 genindeki patojenik nokta mutasyonları daha önce iki farklı klinik fenotiple ilişkili olarak tanımlanmıştır –LHON ve MELAS -.Burada MTND1 geninde ,hem LHON hem de MELAS’ın klinik özelliklerini içeren bir örtüşme sendromu ile ilişkili ilk heteroplazmik mitokondrial DNA nokta mutasyonunu rapor ediyoruz.Kas histokimyasında ince mitokondrial anormallikler ortaya çıkmışken biyokimya analizinde izole bir kompleks I eksikliği...

    https://www.biyologlar.com/mitokondrial-mtnd1-gen-mutasyonu-ile-iliskili-lohnmelas-ortusme-sendromu
  • Ökaryotik Kromatinin <b class='text-danger'>Fonksiyonu</b>

    Ökaryotik Kromatinin Fonksiyonu

    Vücudunda belirgin bulan genetik özellikler uzak atalarınızdan miras alınmıştır; milyonlarca yıl geriye uzanan kesintisiz bir nesil kuşağından gelmektedir.

    https://www.biyologlar.com/okaryotik-kromatinin-fonksiyonu
  • Ökaryotik Kromatinin <b class='text-danger'>Fonksiyonu</b>

    Ökaryotik Kromatinin Fonksiyonu

    Vücudunda belirgin bulan genetik özellikler uzak atalarınızdan miras alınmıştır; milyonlarca yıl geriye uzanan kesintisiz bir nesil kuşağından gelmektedir.

    https://www.biyologlar.com/okaryotik-kromatinin-fonksiyonu
  • Ökaryotik Kromatinin <b class='text-danger'>Fonksiyonu</b>

    Ökaryotik Kromatinin Fonksiyonu

    Vücudunda belirgin bulan genetik özellikler uzak atalarınızdan miras alınmıştır; milyonlarca yıl geriye uzanan kesintisiz bir nesil kuşağından gelmektedir.

    https://www.biyologlar.com/okaryotik-kromatinin-fonksiyonu
  • Ptychopteridae

    İnce ve uzun vücutlu (7-15 mm) Ptychopteridae türleri, geniş enli kanatlara sahip olmaları ve çok uzun bacaklı olmalarından dolayı titrek sinekler adıyla da bilinmektedir. Görünüş olarak tipulidlere benzemektedirler. Renkleri çoğunlukla siyah, bazen sarı veya kırmızımsı olabilmektedir. Makrosetaları genellikle kısa veya tüy benzeridir. Sadece antenleri, tarsusları ve cinsel organları sert kıllıdır. Erginler göl, gölcük, hendek ve nehir kenarlarındaki bataklık...

    https://www.biyologlar.com/ptychopteridae
  • Balıklarda solunum fizyolojisi

    Balıklarda solunum fizyolojisi

    Solunum terimi, bir organizmanın hücresi ile çevresi arasındaki gaz (genellikle oksijen ve karbondioksit) alışverişini ifade eder.

    https://www.biyologlar.com/baliklarda-solunum-fizyolojisi
  • Yassı Solucanların Anatomisi

    Polycclad Yassı Solucanların Anatomisi İsmininin de önerdiği gibi, serbest yaşayan solucanlar dorso-ventrally yassılanmış olup birkaç milimetreden daha kalın değildirler Boyutlar bir milimetreden daha azdan balar ve 30 cm nin üzerine kadar uzanır. Çoğu polycladler son derece hassastırlar ve tipik olarak düz bir dorsal yüzey içeren ve/veya oval şekillerine sahiptirler. Bununlar birlikte, dorsal papillae (Acanthozoan, Thysomozoan) sergilerler. Solucanların...

    https://www.biyologlar.com/yassi-solucanlarin-anatomisi
  • Epitel Doku

    Epitel dokusu, sıkıca biraraya gelmiş polihedral hücreler ile çok az hücrelerarası maddeden oluşur. Bu hücreler arasındaki bağlantılar güçlüdür. Böylece, oluşan hücresel tabakalar vücudun yüzeyini örter ve boşluklarını döşer. Epitel dokusunun başlıca görevleri: Yüzeyleri örtmek ve döşemek (deri) Emilim (barsaklar) Salgılama (bezlerin epitelyal hücreleri) Duyu algılama (nöroepitel) Kasılma (miyoepitelyal hücreler) Kökeni: Her 3 germ yaprağından...

    https://www.biyologlar.com/epitel-doku
  • HÜCRELERARASI BAĞLANTILAR

    Epitel hücreleri birbirlerine sıkıca yapışmıştır, ayırmak için oldukça büyük bir mekanik güç gerekir. Hücrelerarası yapışma özelliği, çekme kuvvetine ve basınca maruz kalan epitelyal dokularda (deri) belirgindir. Yapışma; kısmen plazma membranının membran proteinlerinden olan glikoproteinlerin bağlayıcı özelliğinden (cell adhesion molecules) ve az miktardaki hücrelerarası proteoglikanlarla sağlanır. Bazı glikoproteinler, ortamda Ca++ bulunmadığında...

    https://www.biyologlar.com/hucrelerarasi-baglantilar
  • SİTOPLAZMA

    Hücre zarı ve çekirdek arasında yer alan sitoplazma saydam, jel kıvamında madde ve bu madde içinde yüzen şekilli unsurlardan oluşmuştur. Sitoplazmayı oluşturan yapılara aşağıda olduğu gibi değişik isimlendirmeler yapılır: -Esas plazma (Hyaloplazma): Sitoplazmada hücre organelleri arasındaki sıvıdır. Bu sıvı bütün hücrelerde bulunur. Protein, su, enzimler, hormonlar, mineraller, yağlar ve karbonhidratlardan oluşmuştur. -Metaplazma: Hücrenin fonksiyonu için...

    https://www.biyologlar.com/sitoplazma
  • B2 Vitamini

    B2 VİTAMİNİ: RİBOFLAVİN B2 suda eriyen bir vitamindir ve vücutta depolanmaz. Yararları: Biboflavin olarak da adlandırılan B2 vitamini enerji üretimi, enzim fonksiyonu, normal yağ asidi ve aminoasit sentezi için önem taşımaktadır. Besinlerden enerjinin serbest bırakılmasında rol oynar. A vitamini ile birlikte kullanıldığında solunum, sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin mukozasının sağlıklı olmasını sağlar. Sinir sistemi, deri ve gözleri korur. Normal...

    https://www.biyologlar.com/b2-vitamini
  • Serum Protein Analizleri

    Proteinler azot, karbon,oksijenin yani sira fosfat,kukurt ve diger bazi elementleri de tasiyan organik bilesiklerdir.Hucrenin kuru agirliginin ¾ unu olustururlar.Enzimatik aktivite, savunma,tasima,depolama,mekanik hareket,mekanik destek,biyolojik sinyal,buyume ve farklilasma iletimi gibi fonksiyonlarinin yani sira yapisal bilesen olarak da davranirlar. Proteinler,amino asit polimerleridir.Protein yapisinda yer alan aminoasitlerin belirli sayi ve sirada dizilisi ve daha sonra uc boyutlu yapinin...

    https://www.biyologlar.com/serum-protein-analizleri-1
  • B5 Vitamini

    B5 VİTAMİNİ: Pantotenik Asit Pantotenik Asit olarak da adlandırılan B5 vitamini hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden Yunanca "heryer" anlamına gelen "pantos" sözcüğünden kökenini almıştır. Vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir. Yararları: Depresyonla savaşmakta olan faydasının yanı sıra mide bağırsak sisteminin normal çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve antikorların üretimi için...

    https://www.biyologlar.com/b5-vitamini
  • BAĞ DOKUSUNUN TEMEL FONKSİYONLARI, BAĞ DOKUSUNUNUN KÖKENİ, GLİKOZAMİNOGLİKANLAR

    Desteklik Yumuşak dokuları destekleme Vücut şeklinin sağlanması Hücre ve organları birbirine bağlama Savunma *Fagositik ve immunokompetan hücreleri ile (makrofaj, plazma, lenfosit gibi) *Bağ dokusunun temel maddesinin bileşenleri epitelden geçen mikroorganizmaların yayılmasını önleyen fiziksel bir engel oluşturur. Akışkanlığı azdır. Ancak hiyaluronidaz üreten bakteriler bağ dokusunun akışkanlığını artırarak güçlü yayılmaya yol açar. Beslenme Kan...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusunun-temel-fonksiyonlari-bag-dokusununun-kokeni-glikozaminoglikanlar
  • Genetik ve Biyomühendislik

    Genetik ve Biyomühendislik bö¬lümü iki mühendislik branşının yani Genetik Mühendisliği ve Biyomühendisliğin birleşmiş halidir. Dolayısıyla bu bölümü anlatmaya bu iki branşı anlatarak devam edeceğiz. Genetik Mühendisliği Doğal yollarla oluşma ihtimali olma¬yıp insan eli ile oluşturulan genetik de¬ğişiklikler genetik mühendislik olarak olarak adlandırılmaktadır. Hayvan ve bitkilerde bilinen geleneksel melezleme ve mutasyon oluşturma teknikleri yerine...

    https://www.biyologlar.com/genetik-ve-biyomuhendislik
  • MİLLİ PARKLAR YÖNETMELİĞİ

    Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığından: R.G. Tarihi: 12/12/1986 R.G. Sayısı: 19309 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile 6831 sayılı Orman Kanununun 25 inci maddesinin uygulanmasını düzenlemektir. Kapsam Madde 2 - Bu Yönetmelik, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 22 nci maddesi ile 2896 sayılı Kanunla 6831 sayılı Orman Kanununa eklenen EK 5 inci maddesine göre hazırlanmış...

    https://www.biyologlar.com/milli-parklar-yonetmeligi
  • MİLLİ PARKLAR YÖNETMELİĞİ

    Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığından: R.G. Tarihi: 12/12/1986 R.G. Sayısı: 19309 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile 6831 sayılı Orman Kanununun 25 inci maddesinin uygulanmasını düzenlemektir. Kapsam Madde 2 - Bu Yönetmelik, 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 22 nci maddesi ile 2896 sayılı Kanunla 6831 sayılı Orman Kanununa eklenen EK 5 inci maddesine göre hazırlanmış...

    https://www.biyologlar.com/milli-parklar-yonetmeligi
  • NANOBİYOTEKNOLOJİ

    Nanobiyoteknoloji kelimesi iki kavramıiçinde barındırıyor: Bunlardan birincisi bir büyüklük tanımı: Nano, yani milimetrenin milyonda birine karşılık gelen bir büyüklük. İkincisi ise biyoteknoloji kavramı, yani biyoloji ve biyokimya temelli yöntemlerin uygulamalarını araştıran, ortaya koyan, onları ürüne dönüştüren, teknoloji temelli çalışma alanı. İkisinin birleşmesi ile ortaya çıkan nanobiyoteknoloji ise, bir yandan canlı hücrenin milyarlarca yıllık...

    https://www.biyologlar.com/nanobiyoteknoloji
  • NANOBİYOTEKNOLOJİ

    Nanobiyoteknoloji kelimesi iki kavramıiçinde barındırıyor: Bunlardan birincisi bir büyüklük tanımı: Nano, yani milimetrenin milyonda birine karşılık gelen bir büyüklük. İkincisi ise biyoteknoloji kavramı, yani biyoloji ve biyokimya temelli yöntemlerin uygulamalarını araştıran, ortaya koyan, onları ürüne dönüştüren, teknoloji temelli çalışma alanı. İkisinin birleşmesi ile ortaya çıkan nanobiyoteknoloji ise, bir yandan canlı hücrenin milyarlarca yıllık...

    https://www.biyologlar.com/nanobiyoteknoloji-1
  • Vitaminlerin görevleri nelerdir

    Vitaminler vücutta pek çok fizyolojik olayın sürdürülmesi için gereklidir. Pek çok enzim reaksiyonunda koenzim ya da kofaktör gibi rol alırlar. Bunun dışında antioksidan etkileri vardır. Bazı vitaminler de hormon olarak etki ederler. Vitaminler ve görevleri A Normal görme ve karanlığa adaptasyonda, sağlıklı cilt, saç, diş ve diş etlerinde önemlidir. D Kuvvetli diş ve kemikler için. Eksikliğinde kemik deformasyonu görülür. E Güçlü antioksidan özelliği ile...

    https://www.biyologlar.com/vitaminlerin-gorevleri-nelerdir
  • MAKROFAJ SiSTEMi (Mononükleer Fagositik Sistem)

    Ortak fonksiyonları fagositoz ve pinositoz ile vücut savunması ve çöpçülük; kökenleri kemik iliği kanda monosit bağ dokularında makrofaj olan ve ortak morfoloji olarak bol lizozom, GER, iyi gelişmiş Golgi kompleksi ve pseudopodlara sahip hücrelerin oluşturduğu bir sistemdir. Bu sistemin hücreleri normalde bağ dokularında histiyosit , aktive olduklarında aktive edilmiş makrofaj şeklinde bulunurlar. Hücreleri; *Karaciğerde Kuppfer hücreleri *MSS’de mikroglia...

    https://www.biyologlar.com/makrofaj-sistemi-mononukleer-fagositik-sistem
  • Krista nedir ?

    Mitokondriyon iç zarı Şekil 2.9'da görüldüğü gibi matrikse doğru bir takım çıkıntılar yapar.Bu çıkıntılara krista adı verilir. Kristaların temel fonksiyonu iç yüzeyi artırmaktır. Mitokondriyonlar genellikle hücrenin belli bölgelerinde birikirler. Bunun nedeni üretilen enerjinin tüketileceği bölgeye mümkün olduğunca yakın tutulmak istenmesidir.

    https://www.biyologlar.com/krista-nedir-
  • BAĞ DOKUSUNUN FONKSİYONLARI VE HORMONLARIN ETKİLERİ

    Depolama: Lipid, su, elektrolitler (öz. Na+ ), plazma proteinlerinin 1/3’ü Savunma: Hücreleri ve hücrelerarası amorf temel maddesi ile bu fonksiyonu yerine getirir. Yangı alanına sırasıyla nötrofil – lenfosit, makrofaj – plazma hücreleri gelir. Etken ortadan kaldırılamazsa alan etrafında fibröz kapsül oluşturulur. Onarım: Fibroblastlar – scar dokusu oluşur. Transport: Kan damarlarından zengin amorf temel madde diffüzyona uygundur. Destek: Lifleri ile bu görevi...

    https://www.biyologlar.com/bag-dokusunun-fonksiyonlari-ve-hormonlarin-etkileri
  • Fizyoloji

    Fizyoloji, hayvan ya da bitki, tüm canlılardaki hücre, doku ve organların işleyişini inceleyen bilim dalı. Canlının hayati fonksiyonlarını ve sistemlerinin işleyişini inceleyen bilim. Fizyoloji; canlılığın, yaşamanın mekanizmalarını, en ince ayrıntılarıyla insan vücudunda veya canlılarda vuku bulan hadiselerin esasına inerek araştırır. Bu sebeple bakteri fizyolojisi, hücre fizyolojisi, insan fizyolojisi ve daha birçok fizyoloji dalları vardır. İnsan...

    https://www.biyologlar.com/fizyoloji-1
  • Deniz Biyolojisi

    Su an yeryüzünde görebildiginiz tüm canlilar, dogadaki canlilarin çok küçük bir bölümünü teskil etmektedir.Yeryüzünün üçte ikisinin sularla kapli oldugunu düsündügümüz zaman, okyanus ve denizlerde yasayan canlilar aleminin ne kadar devasal oldugunu anlayabiliriz. Yapilan arastirmalara göre dünya üzerindeki su kütlesinin hemen hemen tamami volkanik patlamalardan atmosfere salinan su buharindan husule gelmistir. Atmosfere salinan yüksek miktardaki su buhari yogunlasarak...

    https://www.biyologlar.com/deniz-biyolojisi
  • E vitamini neye yarar?

    E vitamini serbest radikallerin neden olduğu hasardan hücrelerin korunmasına yardımcı olan bir antioksidan görevi görür. Serbest radikaller, vücudumuz yediğimiz yiyeceği enerjiye dönüştürdüğünde oluşan bileşiklerdir. Bunun dışında sigara dumanı, hava kirliliği, besinlerdeki katkı maddeleri ve tarım ilaçları gibi faktörler de serbest radikal oluşumuna önemli ölçüde etki edebilir. Normalde vücudumuz serbest radikalleri tolere edebilir ancak hücrelerimiz yoğun...

    https://www.biyologlar.com/e-vitamini-neye-yarar
  • Hücre Fizyolojisi

    Hücreler yaşayan organizmaların yapısal ve fonksiyonel birimleridir. Hücreler küçük fakat kompleks yapılardır. Yaşamın bu temel birimi hakkında ayrıntılı bilgiler ilk kez 17. Yüzyılda ışık mikroskobunun geliştirilmesi ile edinildi. Bir müze müdürü olan İngiliz Robert Hooke 1663 yılında mantar ve diğer bitki örneklerini bir jiletle keserek mikroskop altında 30 kat büyüterek inceledi. Bu incelemeler sonucunda bitkilerin "hücre" adını verdiği küçük...

    https://www.biyologlar.com/hucre-fizyolojisi
  • Kozmetik Yönetmeliği

    23 Mayıs 2005 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 25823 Yönetmelik Sağlık Bakanlığından: Kozmetik Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı; kozmetik ürünlerin, yanılmaya yol açmayacak ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde, doğru ve anlaşılabilir bilgiler ile tüketiciye ulaşmasını sağlamak üzere, sahip olmaları gereken teknik niteliklerine, ambalaj bilgilerine, bildirimlerine, piyasaya arz...

    https://www.biyologlar.com/kozmetik-yonetmeligi
  • Mikrofilamanlar

    Mikrofilamanlar aktin molekülünden oluşan ipliksi yapılardır. 5-7 nm çapındadırlar. Hücrenin fonksiyonu ve şekline göre çok sayıda aktin tipi bulunmaktadır. Aynı hücrede de aktin tipinde çeşitlilik görülebilir. Mikrofilamanlar hücrede ekzositoz, endositoz, hücre göçü gibi hücre zarı aktivitelerine katılarak, bölünme sırasında hücrelerin ikiye ayrılmasında bölünme noktasında yüzük oluştururlar. Kas hücrelerinde kasılmayı sağlarlar ve sitoplazmada...

    https://www.biyologlar.com/mikrofilamanlar
  • Dinozor Türleri

    Onlarla ilgili çok şey okuduk, binlerce film çekildi, belgeseller yapıldı. Bazı örnekleri 12- 15 katlı bir apartman büyüklüğünde olan dinozorlardan bahsediyoruz. Tarih öncesinin efsane canlıları Dinozorlar, günümüzden 65 milyon yıl önce yok olmuşlardır. Bugüne kadar 700 farklı türü sınıflandırılmış olmasına karşın, bu gizemli hayvanların dünyasını tanıma konusunda henüz yolun çok başında bulunmaktayız. Bilim dünyası dinozorlarla gerçek...

    https://www.biyologlar.com/dinozor-turleri
  • FİKSASYONUN ETKİLERİ

    Otoliz, hücrelerin ölümünden sonra intraselüler enzimlerin hareketinin değişmesi ile protein yıkımına ve sonuçta hücrelerin sıvı hale gelmesine yol açar. Otolitik değişiklikler herhangibir bakteriyel hareketten bağımsızdırlar, soğukla geciktirilir, 37 C de muhafaza etmek önemli ölçüde hızlandırır. Doku 57 C'ye ısıtılırsa hemen hemen tamamen inhibe edilir. Otoliz, beyin, böbrek gibi çok iyi özelleşmiş organları , elastik fibriller, kollajen gibi yapılardan...

    https://www.biyologlar.com/fiksasyonun-etkileri
  • Deniz Biyolojisi Hakkında Bilgi

    Su an yeryüzünde görebildiginiz tüm canlilar, dogadaki canlilarin çok küçük bir bölümünü teskil etmektedir.Yeryüzünün üçte ikisinin sularla kapli oldugunu düsündügümüz zaman, okyanus ve denizlerde yasayan canlilar aleminin ne kadar devasal oldugunu anlayabiliriz. Yapilan arastirmalara göre dünya üzerindeki su kütlesinin hemen hemen tamami volkanik patlamalardan atmosfere salinan su buharindan husule gelmistir. Atmosfere salinan yüksek miktardaki su buhari...

    https://www.biyologlar.com/deniz-biyolojisi-hakkinda-bilgi
  • Böceklerde Dolaşım Sistemi

    Böceklerin dolasim sistemi vücutlarinin dorsaline yerlesmis ve iki kisma ayrilabilen bir boru sisteminden olusmustur. Abdomende bulunan pompalama organi, kalp adi ile anilir. Her segmentte azçok siskin bir kisim olan bir sira ufak bölmelerden ibarettir. Bu bölmelerin yanlarindaki ostium adini alan yariklar kanin içeri girmesine yarar. Thorax içersinde bulunan kisim kalbin basit bir tüp seklindeki uzantisi Aort'tur. Aort genellikle bas içersinde sonlanir. Bazi böcekler kan dolasimina...

    https://www.biyologlar.com/boceklerde-dolasim-sistemi
  • CANLILAR ARASI ETKİLEŞİM VE EKOLOJİK NİŞ

    CANLILAR ARASI ETKİLEŞİM VE EKOLOJİK NİŞ

    Her tür kendi tarzı yaşamını sürdürebilmek için doğa ve diğer canlılarla mücadele etmek zorundadır.

    https://www.biyologlar.com/canlilar-arasi-etkilesim-ve-ekolojik-nis
  • Solucanlar; Platyhelminthes ( Yassı ), Anelida (halkalı ), Aschelminthes (yuvarlak solucanlar)

    Solucan sınıfı Platyhelminthes (yassı solucanlar), Anelida (halkalı solucanlar), Aschelminthes (yuvarlak solucanlar) ve Pogonophora (sakallı solucanlar) filumlarını kapsar. Bazen Aschelminthes grubunu oluşturan Nematoda (iplik solucanlar), Rotifera, Gastrotricha, Kinorhyncha ve Pripalida sınıfları filum düzeyine yükseltilerek sınıflandırılmaktadır. Yer solucanları, Oligochaeta sınıfından halkalı solucanların karada yaşayan en tanınmış üyeleridir. Solucanların...

    https://www.biyologlar.com/solucanlar-platyhelminthes-yassi-anelida-halkali-aschelminthes-yuvarlak-solucanlar
  • Transplantasyon immünolojisi

    TRANSPLANTASYON İMMÜNOLOJİSİ VE TARİHÇESİ İmmünoloji İnsan İmmün (Bağışılık) sistemi zararlı olan organizmaları vücuttan uzaklaştırmaktadır. Bu sistem, vücudumuzun yaklaşık iki trilyon hücresini koruyan, antibadi ve sitokinler üreten hareketli askerleridir. Virüs, bakteri ve tümör hücreleri veya transplante edilmiş hücreler gibi yabancı ya da vücuda ait olmayan hücrelerle koordineli bir biçimde hızlıca çok yönlü bir atağa geçmektedir. Her ne...

    https://www.biyologlar.com/transplantasyon-immunolojisi
  • 13. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi

    13. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi

    Değerli Meslektaşlarım, XIII. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi 27-30 Ekim 2013 tarihleri arasında Kuşadası Pine Bay Holiday Resort Otel’de düzenlenecektir. Uluslararası katılımla gerçekleştirilen bu kongre tıbbi biyoloji ve genetik camiasının Derneğimiz tarafından düzenlenen en önemli etkinliğidir. Derneğimizin kuruluşundan beri düzenli olarak gerçekleştirilmekte olan Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongreleri  500’ü aşkın üyenin katılımı...

    https://www.biyologlar.com/13-ulusal-tibbi-biyoloji-ve-genetik-kongresi
  • Tedavide öncül rejeneratif tıp

    Tedavide öncül rejeneratif tıp

    Kronik hastalık pandemiği ve buna ek olarak kullanılabilir donör organlarının yetersizliği bireylerin ve toplumların ihtiyaçlarını her geçen gün daha az karşılamaktadır. Bu duruma çözüm olabilecek radikal yeniliklerin geliştirilmesi ihtiyaçların karşılanmasında hayati önem taşımaktadır. Yaşam süresini uzatmaya yönelik yaklaşımlar sıklıkla hastalık tedavilerinde son uygun seçenek olarak değerlendirilir. Bunun bir adım ötesinde rejeneratif stratejilerin...

    https://www.biyologlar.com/tedavide-oncul-rejeneratif-tip
  • İndirgenemez komplekslik nedir?

    İndirgenemez komplekslik kavramı, Akıllı Tasarım (AT) hareketini savunanların en fazla başvurdukları ve belki de AT’nin bilimsel bir teori olduğunu savunmak için kullandıkları yegâne argüman olarak karşımıza çıkıyor. Aslında indirgenemez komplekslik, AT’nin ispatlanması için kullanılamaz yani doğru olması AT’nin doğruluğunu göstermez ama bu yazımda bu konuyu bir kenara bırakıp indirgenemez kompleksliğin bilimsel konumunu inceleyeceğim. İndirgenemez...

    https://www.biyologlar.com/indirgenemez-komplekslik-nedir
  • Tavuklar sperm üretir mi

    YUMURTANIN OLUŞUMU Tavuklarda üreme sistemi yumurtalık, yumurta kanalı ve kloaka’dan ibarettir. Yumurtalıklar çift olup; böbreklerin önü, akciğerlerin arkası ve vücut boşluğunun sırt tarafına yerleşmişlerdir. Embriyonun ilk gelişimi safhasında sağlı sollu iki yumurtalık ve yumurta kanalı gelişir. Ancak daha sonra sağ kısmı körelir ve civciv kuluçkadan çıktığında sadece sol yumurtalık ve sol yumurta kanalı fonksiyoneldir. Yumurta verimi başlamadan...

    https://www.biyologlar.com/tavuklar-sperm-uretir-mi
  • HIV yapısal kalp hastalığına yol açıyor

    HIV yapısal kalp hastalığına yol açıyor

    Kandaki saptanabilir virüs yükü, kalp hastalığının prevalansını neredeyse iki katına çıkarmaktadır . Ambargo: 11 Aralık 2013, 8:30am CET Paris Time – 9:30 am Local Time İstanbul, Türkiye – 11 Aralık 2013: EuroEcho-Imaging 2013 sırasında Madrid, İspanya'dan Dr. Nieves Montoro tarafından sunulan araştırmaya göre, HIV yapısal kalp hastalığına yol açıyor. Bulgular, kardiyovasküler taramanın, başta pozitif bir kan virüs yüküne sahip olanlar olmak üzere tüm...

    https://www.biyologlar.com/hiv-yapisal-kalp-hastaligina-yol-aciyor
  • Ekosistemde Yaşayan Canlılar

    Bütün ekosistemi özetlemek için ekolojik pramid yararlı bir yoldur. Piramit yaşayan canlıların enerjilerini nasıl elde ettiklerine göre yukarıdan aşağıya (yaklaşık olarak yediklerine göre) bir listedir. Piramid‘in her bir tabakasının (bölümden bölüme) genişliği yaşayan canlıların (bireyin sayısını, türün sayısını değil) nasıl çoğaldığını göstermektedir. Enerjiyi nasıl elde ettiklerine göre yaşayan tüm varlıklar katagorilerden birine girerler...

    https://www.biyologlar.com/ekosistemde-yasayan-canlilar
  • Bitkilerin gözüyle Dünya ve İnsanlar

    Bitkilerin gözüyle Dünya ve İnsanlar

    Bitkiler gerek görünümleri gerekse ekosistemdeki fonksiyonları ile birer tabiat harikalarıdır.Bitkiler insanlar için birer şifa kaynağı olup bir çok türü ilaç sanayiinde kullanılmaktadır. Şu an yaşamımız için gerekli oksijenin tamamı bitkiler tarafından üretilir.Eğer bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez enzimlerinden bir tanesi bile olmasaydı şu an yeryüzünde hiçbir canlı varolmayacaktı.Bitkilerin canlılara sağladığı en onemli fayda sadece fotosentez...

    https://www.biyologlar.com/bitkilerin-gozuyle-dunya-ve-insanlar
  • Sperm Morfolojisi

    Sperm hücresi baş, boyun ve gövde olmak üzere üç kısımdan oluşmuştur. Sperm başı içerisinde genetik materyel bulunur. Özellikle baş kısmının yapısal bozuklukları (morfolojik bozukluklar) spermin döllenme kabiliyetini sınırlayan önemli faktörlerin başında gelmektedir. Boyun kısmı enerji, kuyruk kısmı ise hareketin sağlanması için gereklidir. Penis kökündeki kasların kasılması ile dışarıya atılan ejakülat (meni) normalde 2-6 ml hacminde olup ilk atılma...

    https://www.biyologlar.com/sperm-morfolojisi
  • Balıkların Solunum sistemi

    Diğer omurgalılarda olduğu gibi balıklarda da solunum, su ile kan damarları arasındaki dış solunum ve kan ile dokular arasındaki solunum olmak üzere iki kısımda tamamlanmaktadır. Balıklarda solunum organları olarak özel şekilde gelişmiş bulunan solungaçlar vardır. Bunlar kemikli balıklarda her bir taraftaki 4 solungaç yayı üzerinde lampiridlerde ise 7 solungaç yayı üzerinde gelişmişlerdir. Solungaç boşluğunda yerleşmiş bulunan solungaçlar genellikle...

    https://www.biyologlar.com/baliklarin-solunum-sistemi
  • ANTİSENS TEKNOLOJİLERİ HAKKINDA BİLGİ

    ANTİSENS TEKNOLOJİLERİ HAKKINDA BİLGİ

    Antisens teknolojisi insan, hayvan ve bitkilerdeki hastalıkların daha spesifik tedavisi ve yeni keşifleri için ayrıca, fonksiyonel genomik çalışmalar için çok güçlü silahlardan oluşan uygun tekniklerdir. Antisens teknoloji olarak bilinen yöntemde, antisens RNA moleküllerinin hedef genin RNA mesajına spesifik olarak bağlanarak gen ifadesinin moleküler düzenlenişine engel olunmaktadır. Hastalıkların oluşumunda büyük bir paya sahip olan proteinlerin üretimini durdurmak...

    https://www.biyologlar.com/antisens-teknolojileri-hakkinda-bilgi
  • Sinirbilimciler ışıkla kas hareketlerini kontrol ettiler

    Sinirbilimciler ışıkla kas hareketlerini kontrol ettiler

    Amerikanın dünyaca ünlü bilim ve teknoloji enstitüsü Massachusetts Institute of Technology (MIT)’deki sinirbilimciler ilk kez omurilikte bulunan sinirler arası elektriği kontol etmeyi sağlayan optogenetik teknikler ile kas hareketlerini kontrol etmeyi başardılar.

    https://www.biyologlar.com/sinirbilimciler-isikla-kas-hareketlerini-kontrol-ettiler
3WTURK CMS v8.1